...umursamaz olan kalbimin atışları hızlanıyor. Bana yıllardır hüzün ve yalnızlık aşılayan bu lanetli topraklar, ayağımın altından yavaşça kaymaya başlıyor. Kısa süre sonra, benden kilometrelerce uzakta kalacaklar. Bunun bilinci, r...
“ayağım” sözcüğü
9 yazıda 10 geçiş bulundu.
ayağım, ayağıma, ayağımda, ayağımdaki, ayağımla, ayağımı, ayağımın, ayağımızda... eşleşmeleri dahil edildi.
...meyip bayatlayan. Avcumun ortasından silinmeyen kına. Beni tutup tutup çocukluğuma atıyor ve o plastik bebeği ayağımda sallıyor oluyorum hep. O mahalleden çıkamıyor, hep saklambaç oynuyor, hep sek sek oynuyorum. Üç-beş gün haber...
...ma karar verilen ana kadar devam eder. Sonra ben üzgün bir şekilde odama giderken, o fındığın kabuğu da benim ayağıma batar. Genelde hep aynı yere batıyor galiba lanet kabuk, acı hep aynı çünkü. Kavga diyordum, dün gece yine ol...
...yor bir çok duygum. Ama gel gör ki saç o kadar çok uzun oluyor ki, yarıya yetişince ya umudum kırılıyor ya da ayağım kayıyor, düşüyorum diplere... En kötü alışkanlık nedir bilir misiniz? Alışmak. Evet alışmak en kötü alışkanlı...
...ı benimle? kutu ağladı gıyabımda alınmış bütün kararlara binaen beklemek her daim boynumun borcu elimin borcu ayağımın borcu ruhumun borcu ödemek için koşsam aguşlarına afyon ruhundan kalma bu rüyada zaman silik saatim koptu bil...
...r söylerken, o çok kararlı bir tonla devam etti: Önümdeki zamanım çok sınırlı, bunu iyi biliyorum. Henüz elim ayağım tutarken, bu sınırlı zaman içinde seninle hiç yaşayamadıklarımızı yaşamak istiyorum, dedi. Çok şaşırmıştım. O...
...amamışızdır be sevgilim biz, olamamışız. Sen uçak seversin, bulutların üstünde ben dört teker üstünde, bassın ayağım yere. Tükenmişiz içten içe, dolaylı da olsa bizden size. Kırmızı karların yağdığı topraklarda yıldızları izle...
...iyor, biraz daha kaskatı kesiliyordum. Derken köpek havlamaları duydum, seslere yaklaşmaya çalışırken bir şey ayağıma takıldı ve beni alaşağı etti. Suratım toprağa gömüldü. Tekrar kalktım; ama ayakta durmakta zorlanıyor, mücade...
..., beklediklerimiz yüzünden şuan hiçbir şey yaşamıyoruz ama zaman bizi beklemez, zamanda koşuyoruz. Botlarımız ayağımızı sıkıyor şöyle bir bakıp hiçliğimize koşuyoruz. Yahut şapkamız halen başımızın üstünde mi, şöyle bir yokluyoru...