...cebine attığı esnada ormandan bir ses duydu. Karanlıktan başka bir şey görünmüyor ancak birbirini takip eden ayak seslerinin çıtırtısı duyuluyordu. Biraz telaşlı, biraz meraklı, biraz da umut dolu bir tonlamayla seslendi ge...
“ayak” sözcüğü
114 yazıda 140 geçiş bulundu.
ayak, ayakkabı, ayakkabılar, ayakkabılara, ayakkabılarda, ayakkabıları, ayakkabılarım, ayakkabılarımdan... eşleşmeleri dahil edildi.
...al etmeye başladı. Yaptığı en önemli iş zaten hep hayal etmekti. Aklı hep havadaydı. Bir insanın aklı havada, ayakları ise karada olursa beden çekiştirildiği için kopar demişti babaannesi. Bu söz, inanmasa da tedirgin eder ve ak...
...al etmeye başladı. Yaptığı en önemli iş zaten hep hayal etmekti. Aklı hep havadaydı. Bir insanın aklı havada, ayakları ise karada olursa beden çekiştirildiği için kopar demişti babaannesi. Bu söz, inanmasa da tedirgin eder ve ak...
...de. Bu kadar kusuruz yırtık ancak makasla yapılır. Boynunda kir izi yok, birkaç saat önce yıkanmış sanki. Ama ayaklarında, kollarında, ellerinde kusursuz bir siyahlık var. Kir olmadığından şüphem yok. Parayı bırakırken diz k...
...bakma kızım,” diyebilmiştim. Boğazımda bir yumru… Belki bahçeye çıksak kendimi zorlayıp biraz konuşabilirdim. Ayakkabımı titizlikle giydirdi. Kol kola üç basamağı indik. Dilim çözülüvermişti: “Seni ayrı bir severdi,” dedim. “Biliy...
...erideki sessizliği neye yorması gerektiğini bilemiyordu. Antreye girdi. Yaşlanmış portmantonun kapağını açtı. Ayakkabısını çıkardı, her zamanki yerine, ikinci rafa koydu. Rengi solmuş lacivert pardösüsünü astı. Aynanın karşı...
...ığınacak yer aramaya devam ediyordu. Ancak yağmurlar yerini kara bırakırken başını sokacak bir yer bulabildi. Ayakta durmakta zorlanan yorgun surlar yüreğinin derinliklerinde ona da mütevazı bir yer açtı. Kış boyunca İsmail Be...
...ce birkaç kişi, sobaya biraz tezek atmak için sıcacık yorganın altından çıkmaya cesaret edebilmişti. Bir de o ayaktaydı. Sokakta yürüyordu. Yerler, ele yapışan vıcık vıcık bir hamur kıvamındaydı. Çamurlar her adımında ayaklarının...
..., küçük meydandaki kuru ağaca, suyu akmayan tarihi mermer çeşmeye, çocuklarının kimi zaman koşarak kimi zaman ayaklarını sürüyerek gittikleri okula, önünden geçtiği küçük caminin bahçesinde duran musalla taşına… Eski semtini sarıp...
...a kalın su sızıyordu. Lavaboyu doldurmuş, tezgâhı kaplamış, çoktan yere dökülmeye başlamıştı. Ben uyandığımda ayaklarım suya basıyordu mesela. Yerde izmaritler ve kirli çoraplarım yüzüyordu desem ne kadar doğru olur bilemem. Utan...