...vardı. Oturduğu yataktan öne doğru hareket edip yere indirdi küçük ayaklarını. İlk kez bugün giydiği rahatsız ayakkabılarını çıkarmak istedi ama çıkaramadı. Usul adımlarla camın önüne geldi ve perdeyi araladı. Bir şey göremedi. Perdey...
“ayakkabılar” sözcüğü
6 yazıda 6 geçiş bulundu.
ayakkabılar, ayakkabılara, ayakkabılarda, ayakkabıları, ayakkabılarım, ayakkabılarımdan, ayakkabılarımı, ayakkabılarımız... eşleşmeleri dahil edildi.
...uraya. Eski elbiseleri giymek, o muhteşem gösterişli şapkaları takmak, ayağına büyük gelse de o kalın topuklu ayakkabıları giyip dans etmek… Büyüleyici gelirdi. Sanki zaman bu odada hiç ilerlemez, hep o eski zamanla da kalırdı. Kapı...
...izliyordu. Ailelerinden azar işitmenin korkusuyla, sokak lambalarının aydınlattığı yollardan kırmızı topuklu ayakkabılarıyla ürkek ürkek yürüyen kızları izledi. Bakmaması gerekiyordu. Hayır! Gözlerini ayıramadı ayaklarından. Yalnızlığ...
...atyanın sarısına sığacak kadar küçülmüş, papatyaların sarısına gömülmüştü rüyasında. Oysa yaprak fırtınasının ayakkabılarına bulaşan tozu tam da o anda, yamulan eşyalara, kocaman bardaklara ve büyüye büyüye yalnızlığını çoğaltan eve i...
...ın sonlu maviliği nasıl öldürdüğünü gördü. 1.80’lik tabuta dikiverdi cesedini. En ciddisinden siyah takımı ve ayakkabıları giydi. İçine girdiği tabutu sırtladı. Masanın üstünde hazır bekleyen çantayı aldı. İçinde cesedin CV’si, yanı...
...gibi, etekler bu kadar kısa mı, yoksa belden mi kıvrılmış belli değil. Bacaklar çıplak, soket çorap, converse ayakkabılar. Kendi lise yıllarına gidiyor Nevin'in aklı. Etek boyunu cetvelle ölçerdi müdür yardımcısı lisedeyken, saçlar...
...i en rahat ve en kendim gibi hissettiğim tarzda: yumuşak kumaşlı, üstüme rahatça oturan bir elbise ve topuklu ayakkabılar. Sonra kocaman yeşil gözlerime bolca rimel, dudaklarıma kırmızı ruj. Hazırlanıp aşağı indiğimde, uzun zamandı...
...iğimiz ilk gün çalışma odasını çocuk odasına dönüştürmeye başlamamız, ilk günden gidip aldığımız o mavi bebek ayakkabıları geldi” dedi. Gülümsedim. “Biz de ne kadar hevesliymişiz! Nasıl bir tez canlılıkmış, gençlik işte” dedim. Sonr...
...i üzerine bastırdığı cebinden elli kuruş çıkardı. Etrafına bakınıp sessizliğin ortasında olduğu yere çömeldi. Ayakkabılarının kenarlarındaki çamurları paranın yardımı ile iyice temizledi. Sonra hemen yanındaki su birikintisinde yıkadı...
...ı. Antalya ılıktır şimdi diye düşünerek ince kabanını giydi, masaya son bir kez daha baktı, ekmek koymamıştı. Ayakkabılarını giymeden ekmek sepetine ekmek koyup masaya getirdi, üstüne bir peçete örttü. Üç yoğurt kâsesini bir araya get...