..., küçük meydandaki kuru ağaca, suyu akmayan tarihi mermer çeşmeye, çocuklarının kimi zaman koşarak kimi zaman ayaklarını sürüyerek gittikleri okula, önünden geçtiği küçük caminin bahçesinde duran musalla taşına… Eski semtini sarıp...
“ayakların” sözcüğü
9 yazıda 10 geçiş bulundu.
ayakların, ayaklarına, ayaklarında, ayaklarındaki, ayaklarından, ayaklarınla, ayaklarını, ayaklarının... eşleşmeleri dahil edildi.
...sıvaları dökülen, rutubet kokulu bodrum katında. Başımızı küçük pencereye kaldırdığımızda sokaktan geçenlerin ayaklarını görebiliyorduk. Bir sabah, tanımadığım insanlar evimize doldu; bana hep “küçük adamım” diyen babaannemin tela...
...yuncaklarına binince… Çünkü kocaman camlarını Mola yerlerinde yaşıtlarım temizledi; Ellerinde uzun bir fırça, ayaklarında sarı çizmelerle Gecenin dördünde. Yazan: Uğur Arlıer
...n önünde eğilerek ayakkabılarını çıkardı. Babamı şaşkınlıkla izliyordum. O adam benim babam olamazdı. Çocuğun ayaklarından çıkarttığı ıslak çorapları sıkarak sobanın borusundaki demire astı. Babama karşı yoğun duygular beslemeye baş...
...ltukta götürüp bırakabilir bir insanı kendi çocukluğuna. gölgesidir geçmiş, insanın hep peşindedir ve dolanır ayaklarına büyür gölge, büyür, çünkü batmaya yaklaşmaktadır yaşamın güneşi, her yeni gün doğumunda. -geldim, gördüm, yen...
...cağına dair bir umut yeşermişti. Bana arkadaş olacak bir kızım olacaktı, doktor doğrulamıştı. Hemen o minicik ayakların için pembe patik aldım sana. O kadar mutluydum ki olumsuz hiçbir şeye yer yoktu içimde. Yavaş yavaş giysileri...
...r. Caminin hemen yanında ipek yolunun taş köprüsü bulunmaktadır. Köprüden günümüze gelen tek şey ayaklarıdır. Ayaklarının bir tarafı Ermenistan’da diğer tarafı Türkiye’dedir. Her zamanki gibi gerekli önemi vermediğimiz çok önemli t...
...çarşafın çukurlarında. Bir martının göğe yükselmeden az önceki hafifliği geziniyor çıtkırıldım kollarında ve ayaklarında. Kıpkırmızı giyinmemişsin de sanki kırmızı ruhuna dolanmış, kalbine dokunmuş ve içinin odalarına dolmuş. Penc...
...…ben gidiyorum. Cemal… Seni seviyorum. Bir yıl önce, iş yerinde o kapıdan ilk içeri girdiğinde, kaymamak için ayaklarını pat pat yere vurup, ayakkabının tabanındaki karları yere düşürürken, yüzünün o çocuksu halini gördüğümden ber...
...yordu. Yine su gibi olan çok yakıyordu sonra da kahverengi olan. O gün o yokuştan öğrendiği şey de havadayken ayaklarını yerden kesecek kadar acı verenin yere inince eskimiş bir limana dönüşeceğiydi. Önce su gibi olan sonra da kah...