...çıkmayıverir dudaklarımızın arasından. Umut dediğiniz de buna benzer. Bazen öyle güçlüdür ki rüzgârları eğip büker; bazıları vardır ki rüzgârlara karışıp gider. Yine de her düştüğümüzde kalkmamızı sağlayan bu ıslıktır. O da...
“büke” sözcüğü
2 yazıda 2 geçiş bulundu.
büke, bükebilen, bükemediğimiz, bükemediğimizi, büken, bükene, büker, bükerdin... eşleşmeleri dahil edildi.
Arama sonuçları
...amıştım; Kendisine bakarak yaptığı hareketleri aynen tekrar ediyordum, ellerimi çırpıyor, dizlerimi öne doğru bükerek yarım daire çiziyor, topuklarımı havada birleştirecek şekilde zıplıyordum. Çok hoşuma gitmişti, söylemesi bit...
...bekledi. Erkan Bey ile Perihan Hanım'ın bakışmaları bittikten sonra, Erkan Bey yürüyüşüne devam etti. Başını bükerek yerlere bakmıyordu. Başı dik, gözleri bir sonraki hedefine kilitlenmiş ve kendinden emin bir şekilde ilerliyo...
...küçükler. Ellerindeki mendilleri bozuk parayla takas edecek birilerini arıyor gibiler. Utanmaz yoksulluğun iç büken salvoları. Ve geri dönülemeyecek çocukluk sanrılarını doldururken onlar ağır aksak benliklerine, göz göze gel...
...ey; gelmeler, kalmalar, vedalar. Altı kapısı vardı bahçesinde derebeylik kurduğumuz konakların. Yedi belaydı, bükemediğimiz bilekler. Sekiz kere el açmıştık, ulu dergahın ravzasında. Dokuz canlıydı sevmelerimiz, kaybetmelerimiz. On k...
...e anlamlar yükler gireceğimiz ortam hallerine göre şekiller veririz. Ne yaparsak ses çıkarmazlar, boyunlarını büker kabullenirler. Bazı zamanlar vardır o kadar yakıcı oluruz ki; onlar da çok kolay kırılır bize. Aynı sertlikte...
...da dip boyası gelmiş sarı saçlarının da etkisi büyüktü. Ara sıra dudaklarını birbirinden ayırarak içeri doğru bükerken sigaradan dolayı araları siyah renk almış dişleri hapishane parmaklıklarını anımsatıyordu. Bu kadın yüzünün ç...
...üzerinden döner olaylar. Kitapta bu üç karaktere ta'veren ismi verilmiştir. Basitçe ta'veren Çark'ı etrafında bükebilen insanlardır. Kaderin etrafımızda şekillenmesi gibi. Ve karakterlerimiz, çağlar boyunca gelmiş geçmiş en güçlü...
...istiyordum. Buna rağmen, çekinerek odaya girdim. Girer girmez o tanıdık, muzip, çocuksu sesiyle, dudaklarını bükerek “neden gittin?” dedi. Hastalığını bilmesem, yaptıklarının çirkin bir oyun olduğunu düşünebilirdim ama hayır!...