...eki cam bir anda normal bir cam halini aldı ve Jacob uçsuz bucaksız tarlaları gözleri ile gördü. Her kapsülün başında bir monitör ve o monitörleri sürekli takip eden Protech’li bilim adamları vardı. Jacob kafasında oluşan sorul...
“başın” sözcüğü
13 yazıda 14 geçiş bulundu.
başın, başına, başınadır, başınalık, başınalığa, başınaydı, başınaydım, başınayken... eşleşmeleri dahil edildi.
Arama sonuçları
...eye devam etti. Bense yavaşlatmıştım adımlarımı. Anlamaya çalışıyordum. Bu tebessüm neye alametti? Aslında en başından beri her şeyin farkında olduğum gibi bunun anlamını da biliyordum. Biliyordum ama kendime itiraf edemiyordum...
...e mümkün mertebe uzak olmak gayesiyle çarşı çıkışına yöneldi. Osman, oturduğu taburesini sağa sola sallayarak başına biriken kalabalığı dağıtmaya çalıştıysa da nafile bir uğraştı bu. Mekri ve yancıları zavallı adamın üzerine ç...
...öpüşmeyi seviyor, hiç acelesi yokmuş gibi, sadece öpüşüp ayrılacakmışız gibi öpüyor, Bay B için öpüşmek başlı başına bir tür sanat icra etmek. Her seferinde ilk kez öpüyormuş gibi öpüyor beni . Sürüyor nefesini dudaklarıma yan...
...oşkulu şelaleye. "Oğlum bize iki çay, hoşgelmişsin Hıdır bey". Hıdır kendisine seslenen Artin'e doğru çevirdi başını, gözünü almayı başarmak çok zor gelse de Nuri'den. "Hoşgördüm Artin efendi" Nuri bir koşu gidip çay söyledi,...
...e etmedi. Kız Nuro’ya sahip olmanın hazzından bitap düşmüş Hıdır; oğlanın yüzünü, gözlerini, dudaklarını öpüp başını göğsüne bastırdığında, günün ilk ışığını seçen Dokuzdolanbaç’ın kavaklıklarını yurt bellemiş kargalar tüm gec...
...ati yağmurunda ıslanıp düşünceleri bilinmedik patikalarda serbest bırakmaktır belki de. Sahiplenmektir mesela başına gelen iyi kötü her şeyi. Seni sen yapan tüm varoluşsal kaygılarını zamanla süzmek ve azaltmaktır. Rüzgâra ve...
...pu, kadınlığa, toplumun dışındakilere ve İstanbul’a dair içten bir anlatı. İçten, hüzünlü ve acımasız. Yalnız başına, neredeyse izole bir hayat yaşayan Müjde’nin günlerine kendisi de o küçük dairedeymişçesine yakından tanık ol...
...ıdıklasa da omzumu silkip yürüdüm. Camiyi kurtarmıştım neyse. İkinci gün gür sakallı bir adam vardı gençlerin başında. Hocam şöyle, hocam böyle deyip duruyorlardı. Çeşmeyi boyamaya başlamışlardı. Hüsamettin o çeşme başında beni...
...ı ki bir daha hiç konuşmayacak sandım sonra ağzını aralar gibi oldu bir hece çıktı sanki sesinden tek bir ses başını çevirip dağlara yol aldı ovalar geçti gözlerinden, uçsuz bucaksız göçmen kuşlara tutunmak ister gibi bir hâli...