...ki her bir adımında kalabalıklar yutuyordu onu. Kalabalıklar arasında itiliyor, cılız sesi rüzgâra karışıyor, bacakları ağırlığından titriyor, kolları bedeninden bağımsızca savruluyor, üzerine bol gelen pantolonunu çekelemeye uğr...
“bacak” sözcüğü
5 yazıda 6 geçiş bulundu.
bacak, bacaklar, bacakları, bacaklarım, bacaklarıma, bacaklarımdaki, bacaklarımı, bacaklarımın... eşleşmeleri dahil edildi.
...adınlar kadar yakıyordu gencin bedenini. Ojeli parmaklar, rujlu dudaklar, irili ufaklı memeler, uzunlu kısalı bacaklar, kıllı koltuk altları, yağlı göbekler, ayva göbekler, kuru kalçalar, türlü türlü apışaraları... Kadına dair h...
...en birinde, kapıya en yakın masada oturuyordu adam. Siparişi yoktu daha. Ellerini masada birleştirmiş; gergin bacaklarını, sallayarak rahatlatmaya çalışıyor ve aynı zamanda etrafa kaçamak bakışlar atıyordu. Öğlen saatinin sıcaklığı...
...i. Artık, özgürüm,” diyecekti, “Unutalım. Her şeye yeniden başlayalım.” Bir yetmiş beşlik boyuna yakışan uzun bacaklarıyla gar binasına girdi; dışarıda olduğu gibi içeride de eskinin o mahşeri kalabalığından eser yoktu. Koca salon s...
...bunları. Yazdıklarının tek bir harfi bile ilişmemişti babama... Kâğıdı usulca katlayıp cebime koydum. Annemin bacaklarına sarıldım sonra. Çamaşır suyu kokan eteğine gömdüm başımı. Orda o kadar uzun süre öyle bekledim ki... Birisi b...
...Ben artık acılarından yüreğinde dağlar yaratmış, etrafına bir kuş sesi dahi geçirmeyen beton duvarlar örmüş, bacaklarını karnına kadar çekip tek başına karanlık odasında yok olmayı bekleyen bedenine çiviler batırılmış bir ruhtan i...
...; rüzgarla birlikte erik ağaçlarından dökülen çiçeklerin kokusunu alıyordum. Şehrin monotonluğundan paslanmış bacaklarım gittikçe açılıyordu sanki. Öyle ki açtığım kollarıma daha çok rüzgâr sığıyordu artık. Kokular daha da yoğunla...
...ı olmuşlardı. Kan, kan, kan… Her yer birbirine karışmıştı. Savrulan vücutlar artık bir bütün değildi. Kollar, bacaklar… İlk şaşkınlık geçtikten sonra ortaya çıkan tablonun tamamının vahşetiyle sarsılırken gözüme iki genç kız ili...
...iklerim hep yabancı. Yellerinde şafak doğmuş taylar gibi koşuyorum, Feride. Devrilen binalara nispet, düşüyor bacaklarım. Şafak söküyor yüreğimi, Uyanıyorum. Ağlamayalı çok uzun zaman oldu Feride. Bir valize sığdırdım her şeyimi,...
...ebeğin kanat çırpışlarını kendi kulaklarıyla duyar, elleriyle etrafa uçuşan kelebekleri yakalamaya çalışırken bacakları ve elleri kelebek olur. Kalbi de uçup gittikten sonra geriye yalnızca beyin kalsın. Kelebekler artık her yerd...