...de sen senin içinde sevinçlerim Sırma saçlım beni kalbimden yaraladın Yeşil bir orman gibi bak Oksijen versin bakışların. Yazan: Nadire Tatar
“bakış” sözcüğü
78 yazıda 92 geçiş bulundu.
bakış, bakışa, bakışamadık, bakışarak, bakışla, bakışlar, bakışlara, bakışlarda... eşleşmeleri dahil edildi.
...yine tekrar aynı anda çevirdiler başlarını denize doğru. Adam, bu tanıdık hâli doğal olarak yadırgamadı. İnce bakışlarla kadını süzdü. Kadında da hiçbir olağandışı hareket göremedi. Bir balıkçı teknesi sisi yararak karaya yanaşmay...
...s tonuyla fısıldadı. Cevap vermiyordu. Sanki verebilirmiş gibi. “Cevap versene!” diye bağırdı bu sefer. Kuşun bakışları sinirlerini bozuyordu. Bir sağa, bir sola, bir sağa, bir sola… Ayakları durmuyordu. İleri, geri, ileri, geri,...
...gibi keskin, güçlü, bükülmez gösteriyordu. Ne düşündüğünü anlayamıyordum, ateşin kızıllığı vuruyordu o güzel bakışlarına, seçemiyordum. Belki de düşündüğü, alevlerin içinde saklıydı da ben anlayamıyordum. Belki de alev öfkeydi, pi...
...r sayesinde daha az düşünen insanın zekasının zamanla gerilemesi yüksek olasılık taşımaktadır. Çok ütopik bir bakış açısı mı diyorsunuz? Şekillenen geleceğe, yaşayarak birlikte şahit olacağız. Genom Projesi'ne dönersek; bütün...
...t’un kadınları ikiye ayrılır: ya intikamcıdır ya da düzene, varoluşa eylemleri gereği çelişkili bir eleştirel bakış tutar. Onun sinemasına yaşam veren şey, eleştirinin çelişkisidir. “Hangi filmi yapmayı tercih etsem, kaçınılm...
...gülerek. Ağzımdan yalnızlık çıkıyor, kalbimden dolu dolu “Çakal”. Sayın Çakal! Sayın yalnızlığın boynu bükük, bakışlarının manası derin… O an, bir zamanlar mutluluktan tozu dumana katan biz, bu çöküntüde tozu dumanı yuttuk. Sanki ha...
...ne kadar tuhaf baktığını hatırlıyorum. Ben de dâhil. Hatta şimdi bunları okuyan sizin bile garipseyen, tuhaf bakışlarınızı hissedebiliyorum. Acaba neden tuhaf bakmıştık, şimdi merak ediyorum, o zamanlar hepimize çok mantıklı gelen b...
...le. Bata çıka metrelerce yürüdükten sonra yolun kenarında kaldırım diyebileceğimiz, belki de diyemeyeceğimiz –bakış açısına göre tamamen farklılaşabilecek- yüksekçe taşların olduğu bir sokağa saptı. Ayaklarını hızla yere vura...
...olacaktım. Ki herkes kendine göre öteki değil. Düşüne düşüne yürüdüm. Şaşkın, eleştirel, bazen de gülümseyen bakışlar arasında. Şarkı söylemeyi seviyordum, içmeyi seviyordum, kendim olmayı seviyordum. Kabul etmeliydim. Geri dön...