...enüz yirmi yaşında bir söğüt ağacıyım. Söğütgiller ailesinden bir söğüdüm. Buraya nasıl geldiğimi bilmiyorum. Bana bilim dilinde “Salix Caucasica” yani “Kafkas Söğüdü” diyorlar. Doktorlar, özellikle de kalp doktorları pek se...
“ban” sözcüğü
1 yazıda 1 geçiş bulundu.
ban, bana, banal, banane, banarak, banardın, banaysa, banda... eşleşmeleri dahil edildi.
...üğümde olduğum rahatlıktaydı. En ufak bir saldırganlık göstermedi. Tüm benliği ile karşımdaydı ve tüm benliği bana teslim olmuştu orada; bana güvendiğini anladım. Çünkü birisi size benliğiyle gelirse ve karşı koyma gereği du...
...a. Çaresiz kaçışımın sebebi olan bu kadıncağız, oturduğum evin sahibidir. Yüreği çok hoştur, sanırım bir onda bana katlanacak hüsnüniyet kalmış. Kira için sıkboğaz etmez asla fakat ödeyemediğim her gün vicdan azabı çekerim....
...üşünüyorsunuz değil mi? Sanırım ben o kadar yürekli biri değilim. Bunu yapması için bir gönüllü bulmam lazım. Bana yardım edebilecek kimsem yok. Zaten bu isteğim ilk etapta bir yardım olarak algılanmıyor. Ayrıca eşe dosta, b...
...lık ışıklar… Kadın varlığını burada hissetti. Bir de aklında kenger dikenleri. Çocukken annesi ve ablasıyla yabana çıkıp kenger dikenleri toplarlardı. Hiç sevmezdi bu işi. Ellerine batardı, bacaklarını çizerdi kengerin diken...
...iğim şekilde kadınların da erkeklere ilgi duyduğunu ve tanışmak için ilk adımı attıklarına şahit oldum, hatta bana da ilgi duyan kadınlar olmuştu ama nedense bu durum bana hiç çekici gelmiyordu. Bana ilgi duyan kadınları beğ...
...anlamıştık fakat ısrarlı bir şekilde bu durumu gözümüze sokuyordu. Bir ara gözlüklü olmasına rağmen gözlerini bana diktiğini hissettim. Ben de boş durmadım, ona diktim. Bu dikişi ben kazanmış olmalıydım ki; müsaade istedi ve...
...iletmem gereken bir emanetiniz var”. Sonra cevabımı beklemeden çantasını açtı ve içinden çıkardığı bir zarfı bana uzattı. Zarfın üzerinde, özenli bir kaligrafi ile adım yazılmıştı. Oturması için tekrar koltuğa buyur ettim,...
...her şeyin üzerinde eskiliğin o müthiş hüznü. Ne kadar tozlanmışsa eşyalar, sanki o kadar üzgünmüş gibi gelir bana. Üzerlerindeki toz zerreciklerinin sayısı kadar gözyaşı tanesi eder yaşanmışlıklar. Hayat, gideni tutamayacağ...
Tanrı, bana bir kalem verdi, “Al” dedi. “Yaz!” Günler, aylar, yıllar geçti. Yazdım durdum sürekli. Şiir yazdım, deneme yazdım, makale yazdım, haber yazdım, geleyazdım. Az daha, öleyazdım… Aşkı yazdım, dostu yazdım, umudu yaz...