...an olacak, daha simidi bitiremeden düştü gözleri. Ne zaman sonra kapının sertçe açılmasıyla lacivert takımlı, başında kırmızı şeritli şapkasıyla kondüktör göründü. Yüzünde sahte gülümsemesi asılı kalmış simitçiyle selamlaştı. S...
“başı” sözcüğü
82 yazıda 106 geçiş bulundu.
basir, basira, basiradan, basiranın, basiraya, basirayı, basiretsiz, basiretsizmişsin... eşleşmeleri dahil edildi.
Arama sonuçları
...elerim, diyerek o ezici bakışlarıyla acımsı gülücükler gönderir her seferinde… Yok, yok. Ben, Nihal gibi… Tek başıma… Ufak at, serçeler de yesin…” Kınalığının içinde de en az söz kesimliğinin içindeki kadar güzeldi Elif. Teyze...
...den hiçbir şey gelmiyordu. Yazım aşamasında her şey elimdeydi. Durabilir, bekleyebilir, gerektiğinde bir tuşa basıp her şeyi sona erdirebilirdim. Fakat o andan sonra hâkimiyeti kaybetmiştim. Bu durumun yarattığı duygu yoğunlu...
..., kah gazeteni okurken elini bana vurarak izlemene şahit oldum yıllarca. Hayatlarındaki tüm gelişmeleri benim başımda otururken bir seyirci gibi izlemedin mi? Öğrenmeni istediklerinde sana burada anlattılar detayları, ama sadec...
...aklını yitirmekten korktuğu kapkaranlık günlerinde tutunduğu minicik bir ışıktı hayalleri. Elleriyle tutuyor, basıyor ayakları. Gözleri görüyor kalabalıkları, herkes kendi telaşında. O da karışmalı bu telaşa, daha çok yorulmalı...
...k bir top gökyüzüne doğru fırlayıp çavdarların arasına düştü; çok uzağımda değildi, genç bir çocuktu oradaki. Başında hasırımsı bir şapka, dağınık saçlar, epey uzun boylu. Rastgele çavdarların içinde yürüyordu, köpeğine top atı...
...bugünün kanayan yaralarından biri olan çocuk tecavüzlerini konu ederek çok önemli bir toplumsal soruna parmak basıyor ve ‘çocuk susar sen susma’ sloganının sadece bir slogan olmaktan çıkıp gerçeğimiz olması gerektiğine de dikka...
...ir. Ben de hayatım süresince açıklamaları anlamakla uğraştım. O kadar çok durmuş olmalıyım ki bunun üzerinde, başımdan böyle bir olayın geçmesine şaşmamalı. Şimdiyse derdim bunu size anlatmak çünkü ancak böyle anlayabilirim. Çün...
...ayağım, aynı şoför, aynı para. Üstü bile aynı. Bir elli kuruş, bir de yirmi beş.” Bunları düşünürken oturmuş, başını cama yaslamıştı bile. Yoldaki sarsıntılar yüzünden kafası cama çarpıyordu. Kimi zaman sert, kimi zaman yava...
...i. Yıllar önce oturduğu sokağa vardığında ortalık toz dumandı; iş makineleri harıl harıl çalışıyordu. Sokağın başında durdu. Adım atmaya korkuyordu. O sırada bir apartman daha kayboluverdi yükselen toz bulutunun ortasında. Hafr...