...ıpkı Dostoyevski'nin kendini bayağı görmesi gibi, söylesenize şimdi hangimiz Dostoyevski gibi olabiliriz ki, “Bayağıyım ben, içimi bir görseniz” diye dolaşıyordu ortalıkta. "Ben de bayağıyım". -Vol.29- Ne yapacağımızı bilmediğimi...
“baya” sözcüğü
9 yazıda 10 geçiş bulundu.
baya, bayadı, bayan, bayana, bayandan, bayanlar, bayanlara, bayanın... eşleşmeleri dahil edildi.
....yy insanı sizi o kadar çok seviyor ki tahmin bile edemezsiniz. Hanımlarınızın sevgisi benim sevgimin yanında bayatlayıp ucuzlaşır. Son nefesinize kadar sizin sadık uşağınız olacağım. Tek bir sözünüzde kendi canımdan dahi vazgeçer...
...fayı yememem için verilen ilk sinyaldi. İpe sapa gelmez, kelimeleri ağzından geviş yoluyla getiren, boktan ve bayat bir hayat süren melankolik ya da hayatla ve insanlarla sidik yarıştırmaktan hoşnut olan sivilceden farksız bi...
...yedirsek de haplarını o eliyle alıp yutabilseydi. Kendine olan güvenini koruyabilirdi belki böylece. Atışları bayağı iyiydi. Artan bel ve boyun fıtığı ağrılarıma aldırmadan kâh masa altına kaçan topu sürünerek sandalye araları...
...viler, şemsiye şeklide çikolatalar, balonlu çikletler, cam kavanozlarda birbirine yapışmış kaynana şekerleri, bayat gofret paketleri ve kuru pastalar ile tıklım tıklım dolu olan Recep’in Pastanesi... Yazın bile serin, karanlı...
...onun kıvrımlarına bile karmadan. Başka bir yolda yürümenin mümkün olduğunu bilerek. Çıplak ayak ve ıslatılmış bayat ekmeği ısırarak.” Dönüp koluma giren kadının yüzüne baktım, yüzündeki siyah beyaz kıvrımlara, tozlanmış kirpi...
...irden rengi değişmiş, üzerine birkaç beden büyük gelen kabanının koluyla sildi. Kuşlar için asılmış poşetteki bayat ekmeğin birini de alıp hepsini arabasının kenarına astığı poşete itinayla yerleştirdi. Sonra da domateslerle...
...Kimseye katlanamıyordum sanki. Yalnızlık çekiyordum ama aynı zamanda kimseye de katlanamıyordum. Kendimi bile bayağı bulurken ne yapabilirdim? Her şey o kadar vasattı ki. Bunu düşündükçe kanım donuyordu. Eve vardığımda spor ya...
...u; Şoförün, dikiz aynasına yansıyan ağzını Hangi küfürlerin yorduğunu; Pişmaniye kutusunun ağırlığına bakarak Bayat mı, taze mi, ya da Yolcularla göz göze geldiğinizde Ayrılık mı, sürgün mü olduğunu, anlamak mesela… Bilmiyoru...
Siz, gözleri gökyüzü gibi bakan. Elleri narin. Sesi huzurun doruğunda. Siz bayan, Kalbi taşlardan akan bir şelale Yüreği aslana başkaldırmış bir ceylan. Ve tüm kötülüklerden müteessir. Saçları bir çiçek bahçesinden daha zarif...