...bir yerlerimize Baksanıza çevrenize El uzattığımız her kalbi kırmışız Savurmuşuz kelimelerimizi sarılacağımız bedenlere Peki nasıl değdi bize nazar? Mavi kuşun gözünden mi? Şiirler mi kıskandı bizi? Ölümler mi öldü kucağında yıld...
“beden” sözcüğü
50 yazıda 63 geçiş bulundu.
beden, bedende, bedendeki, bedenden, bedendi, bedendim, bedene, bedenen... eşleşmeleri dahil edildi.
...Solgun tenime güneş çizik atmış -ustura gibi- kanatırcasına. Ellerim söyledi bana da, Kıskanmış tüm ölümleri bedenimden. Yine bu öğlen sırf bu yüzden, İlk defa ölümsüz olmak istedim. Bu kez ruhumu asmadan Türkülerin en koyu ölüm...
...ir. Olmadı. Acı haber geldi. Ağlaşarak dağa doğru koştu kim var kim yok. Dağdan indirdikleri Berfin’in cansız bedeniydi. Torbasındakilerle yetinmemiş, peynir için otun en iyisini toplamak istemiş. Çığın üstünden karşıya geçmeye k...
...rlüğümü aldığınız, yıllardır esirim!” Nasıl olabiliri düşündü, Kadın gitti. * Yola çıktı kadın, Aynaya baktı; Bedeni kocaman bir silahtı. Tuttu biri hemen omzundan çekti, Çocuğu idi ardındaki, sarıldı sonra çocuğu. “Hiç mi?” d...
...eklerine. Çiçekler boyun bükmeyen azınlık bir halkı andırıyor uzaktan, ta ki bir mezarcı onları söküp ölü bir bedene yer açıncaya kadar. Kararıyor günaydınlar, bir insan ölünce çok insan ölüyor. Anılar, anlar, küçük heyecanlar...
...acak kadar aydınlanır ve ansızın ısınırdım. Uçsuz bucaksız karanlıkta plansız manevralarla hırpalanan zavallı bedenim, İç çekip sarılınca sana yörüngeden şaşardım. Bizim hikayemiz güneşin aldatan parıltısına kanmadan sadece ban...
Kurulmuş, zamansız bir saat ve içine konulmuş koca bir evren En durağan, durağansızlığı yaşıyor ruhun, bedenin ve gözlerin… Varlığının gerçeği, zamana hapsolma hissi ‘senlerin’, Senin bağımlılığının, senden bağımsızlığından ötü...
...lları Maria için esnetiliyor. Ancak Maria konuşmak yerine, düzen tarafından zarara uğratılmamak adına yeniden bedenini ortaya koymaya yelteniyor. Sonuç olaraksa kabul edilmiyor ve Wiesler mutlaka konuşturmak için sorguya oturuyo...
...ler doluveriyor beklerken Görmediğim dinozorlar ağlamaklı. Olunmaz günün ölünmez saatinde Rol icabı soyunuyor bedenler Yığılıyor cehennem gibi bir okyanus Uyanıyor bin yıllık bin yıldız. Ne eder sahibi ölünce bir köle Alacakaran...
Erkenden kalkmıştı genç adam. Pencereyi açtı. Sabah serinliği kucaklayıverdi uykusuz gecenin hırpaladığı bedenini. Birkaç saate kalmaz haziran sıcağı sabah ağalığının sonunu getireceğinden anın tadını çıkartmaya çalışıyordu. Ama...