...k gibiydi. Lodos şiddetini arttırdıkça arttırıyordu. Genç kadının sözlerini rüzgâra bırakıyor, konuştuklarını belli belirsiz duyuyordu. Gözlerini yorgun sandaldan alamıyordu. İplerini kopartsa açılıp uzaklara gidemeyeceği bel...
“belli” sözcüğü
248 yazıda 332 geçiş bulundu.
belli, bellideki, bellidir, bellin, bellisi, belliydi, belliyken, belliyorum eşleşmeleri dahil edildi.
...gündemimiz yoğundu, orta sınıf hareketlerini incelediğimiz ve tarafımızı hiç olmadığı kadar sert bir şekilde belli ettiğimiz bir sayıydı. Dışarısı karışıktı, dört bir taraftan haberleri takip ediyor, kimi zaman öfkeleniyor,...
...öndü; daha doğrusu yük arabasındaki büyük koliye. Üç şirket ortağı ciddiyetini bozmazken coşkusu her hâlinden belli Müdür yerinden adeta fırladı, işçiye koliyi nereye koyması gerektiğini gösterdi. Kolinin içindekini merak ede...
...ş duydum zamanla eşdeğer. Sıkıldığı ve artık eve gitmek istediği yüzündeki her kasın istikrarla kasılmasından belliydi. Sıkılmamış gibi yapıp, eski günlerin hatırına, bir zamanlar âşık olduğu adamı dinlemeye kendini zorladığı...
...ne mümkün! Alkol de işi yaramamıştı. Çaktırmadan onu izliyordum. Aynadan beni kesiyordu. Kıvranıp duruyordu. Belli ki onu rahatsız eden bir şeyler var. Ne yaptıysam derdini söylemedi. Uykusuz geçmişti gecem. Fakat yine de he...
...başladı, ara verdi, boşluğu izledi, başladı, bitti. Taşın başında daire çizmeyi bıraktı. Gitme vakti gelmişti belli ki kendinden, mezarlıktan. Sokaklarda daire çizmeye devam etti mezarlık çıkışında. Kendi sokaklarından çıkmay...
...in geniş bodrum katında çuvallara doldurulup düzgün bir biçimde istiflenmiş toprak yığınları ve yeni açıldığı belli karanlık bir dehliz dışında kayda değer bir şey görünmüyordu. Açılmış bu dehlizde üç gün boyunca geceli gündü...
...ve radyonun frekansını değiştirdi. Frekanslarla biraz oyalandıktan sonra aradığını bulamamış olmanın verdiği belli belirsiz bir öfkeyle radyoyu tamamen kapattı. Yolun neredeyse yarısını geride bırakmıştı ve kendi arabasının...
...yorgunluklarıma. İndikten sonra dört tekerlekli insan yığınından, metroya yürüyorum. Merdivenlerden inerken, belli belirsiz bir anı kaydırıyor ayağımı. Kötü düşüyorum. Diz kapağımda hafif bir sıyrık sanki. Çamurlu ve ıslak p...
...'a platonik bir aşk beslemesi dışında sorunsuz bir yardımcıydı. Jacob, ona karşı bir ağabey gibi yaklaştığını belli etse, gösterse, hissettirse bile Rosalie için pek bir şey değişmiyordu. ‘Nasılsın bakalım ufaklık?’ dedi. Ros...