Pazar sabahlarının doyulmaz manzarasına daldı gözleri. Elini uzatsa sanki on beşinci kattan tutacaktı o koskoca dağı. Çayından bir yudum aldı. Porselen fincanın inceliğini hissetti dudaklarında. Köydeyken kahvaltının hazır oldu...
“beşi” sözcüğü
3 yazıda 3 geçiş bulundu.
besi, besin, beşi, beşik, beşiktaş, beşiktaşa, beşiktaşlı, beşiktaşlının... eşleşmeleri dahil edildi.
...ailesine vermek, dördüncü devrimdi. Başka topraklarda yaşayan ailelerin çocuklarının bu oyuna katılabilmeleri beşinci devrimdi. Farklı topraklar arasında gerçekleştirilen oyunlar için turnuvalar düzenlenmesi, ön eleme grupların...
“Artık uyanmak istiyorum. Artık uyanmak istiyorum. ARTIK UYANMAK İSTİYORUM”, diye sayıklayarak ve bağırarak uyandım. Gaye işe gitmişti. Onun tarafına yuvarlanıp esnedim. Gaye ile üç haftadır sevişmiyoruz ve bu konuda kon
...ur peşi sıra Acı bir tabakta, ekşi bir tabakta, tuzlu bir tabakta Tabaklar ister gümüş, ister altın ya da bir beşik ki, dolarlardan sarma Kalan her güne dair "kişiye özgü" bir tat damakta… Karnı doyarken, dilek o ki, ruhu da...
...arak bu hayattan sıkıldın, ben ise manevi. Ying-yang gibiyiz ya da siyah ile beyaz mı demeliydim?” Üzerindeki Beşiktaş armalı tişörtüne ithafen söylemiştim. Tebessüm etmesini beklerdim. O ise daha da hüzünlendi. Bir an ‘hüzün ke...
...Yaşanılacak ne varsa dünde ölmüştür Elbet üşüyen biri bulunur aylardan olsa da haziran Bir şiir büyür kalpten beşikte, sessizce Bir ıssız, kimsesiz yalnızlık çıka gelir Kapıdan kovsan da bacadan girer içeri Öyle bir an gelir ki...
...de ağlıyorum çünkü. Bizim kalbimiz de, yazgımız da aynı, evladım. Gel, yat üzerime, kapat gözlerini, senin de beşiğin olayım, uykuya dalana kadar sallayayım seni tüm gece. Sonra bir rüzgâr kılığına girip tüm mezarları, dağları,...
...i siyah beyaz kıvrımlara, tozlanmış kirpik ve kaş izlerine. Aramızda toprak yolu yaran bisiklet izleri. O, on beşinde bir aşka tutulup, sirke içerek romantik bir ölümü düşünmüş. Ben, on yedimde yüksek bir yerden mor kayalıklara...
...ahla yerlerdi. Yıllar acelesi varmışçasına öyle bir hızla geçmişti ki takvimler altı Eylül bin dokuz yüz elli beşi gösteriyordu. Behzat, servi boylu bir liseliydi artık. Son sınıf için okul yoluna düşmesine birkaç hafta vard...
...da izin vermiyorum fazlasına. Günümü az da olsa güzelleştirecek şeyi biliyorum nasılsa. Amfinin arkalarından beşinci basamak, üçüncü hiza Burak… Her gün sınıftan girince bir kere buluşur gözlerimiz. Önce yukarıdan aşağı süzer...