...a döndüm. Sahiden de yaptıkları doğru muydu? Küçük boyalı taşa baktım bir süre. Üzerine siyah kanatları olan, beyaz bir başa ve pembe gözlere sahip bir kelebeği tasvir etmeye çalışmışlardı; ama benim gözlerim nedense daha çok...
“bey” sözcüğü
55 yazıda 241 geçiş bulundu.
bey, beyan, beyana, beyanatı, beyanı, beyatlı, beyatlının, beyaz... eşleşmeleri dahil edildi.
...ayacak kadar küçüktü elleri çocuğun. Bunu öğrenmek için de, anne ve babasının farklı zamanlarda söyledikleri, beyaz yalanlara daima muhtaçtı. O yüzden inanmıştı çocuk. İnandıklarını çabucak ezberleyip, her fırsatta anlatmıştı...
...şey biliyor diye düşünürdü kadın. Sanki bilgisi doğuştan yüklenmişti adama, birden çok ansiklopedi taşıyordu beyninde. Ben bunca okuduğum halde bu denli cahilken, okumadan nasıl öğreniliyordu onca şey. Hem korku hem hayranlık....
...ankların ve askerlerin gerçeklerini görmeye başlamıştı şehrinde. Çini, acemi, sarı kafası, karası, sakallısı, beyazı, Fransız’ı, Alman’ı… Türlü dinden ve dilden insan, ölüm olimpiyatları için tekrardan bu topraklara gelmişti....
...r iyi değilim. Bakışlarım, yeşillikler arasında mekik dokuyor. Birkaç dakika öncesine kadar, bu yolun sonunda beyaz ışık olduğuna emindim. Beyaz ışık. Mecazi değil. Otoyol. Arabalar. Göz alan farlar. İnsanlar. Şimdi emin deği...
...optik eşlemeli ses kullanan ilk filmidir. “Mutfak” (Kitchen, 1965) filminde ise, yeni bir ilgi alanı olarak, beyaz duvarlarla çevrili durumda yüz yüze gelen insanla nesnenin aynı düzleme gelme süreci önemlidir. Warhol’un “Mu...
...ı adımlarla uzaklaşıp göz kamaştıran aydınlığın içinde kaybolmuş. Geride kalan karanlığı daha da koyulaştıran beyazlığın orta yerinden yaşlı kadının yaktığı ağıt yükselmiş. Toplantı salonundakiler işittiklerine inanamasalar da, ‘r...
...eşin alası çok Her evin çilesi çok Analar çeker yükü Kimsenin bilesi yok... Gerisini hatırlamak için zorladım beynimi. Annenin çocuğuna baktığından, evine taptığından bahsediyor. Murat yanık sesiyle sınıfı inletiyor. Boşanmak p...
...a şenlendi. Kuşun vücudu birkaç saniye titredi durdu, kafasıyla beraber attım balkonun ortasına, görsün saman beyinli. Anlasın. Balkonun kapısını yavaşça açıp içeri girdim. Yatağıma uzanıp, ellerimi kafamın altında birleştirdim...
.... Bazen de öyle bir zaman gelir ki insan kendinden uzağa, çok uzağa kaçıp gidebilmek ister. Yorgun ayaklarını beyazla süslenmiş koltuğa uzattı. Aklında geçmişin ayak izleri dolanıyordu. Elindeki şarap bardağını inceledi. Bard...