30 Nisan 2016. vbk Ne anlatmalı bir fotoğraf, bilinmez. Ancak her fotoğrafın bir hikayesi olmalı. Bazen bir ayrılık, bir veda Özlem sonlandıran bir buluşma Savaş kırıntıları yahut umut dolu bir el sıkışma... "İşte böyle karanlık...
“bilin” sözcüğü
8 yazıda 9 geçiş bulundu.
bilin, bilince, bilinci, bilincim, bilincimde, bilincin, bilincinde, bilincindeydi... eşleşmeleri dahil edildi.
...'nin tuhaf giyimine sıra dışı yaşam şekline alışmalarından çok daha kolay olmuştu sosyete ve sanat camiasının bilindik yüzlerinin Nuri'nin atölyesine geliş gidişlerini seyretmek. Sokakta oynayan çocuklar lüks otomobili sokak baş...
...arcayıp bitirmiştik onları! "Ne de güzel yapmışım, dünya varmış..." gibi söylemlerimizi neden biriktirmiyoruz bilinmez ama neden "keşke"lerimizi biriktirdiğimiz ortada! İstemeye doymayan zihnimiz bir fırsat daha peşinde. Hem de...
...arput Ulu Camii Artuklu hükümdarı Fahrettin Karaaslan tarafından yapılmıştır. Yapılış tarihi 1156-1157 olarak bilinse de bazı kaynaklarda farklı olarak verilmiştir. Anadolu beylikleri zamanında camiler genellikle bağımsızlık si...
...ve içten içe bu özlemi daha da alevleniyordu. Sahi, niye herkes ölüyordu? Ve sonra biz, sevdiklerimizi meçbul bilinmezliğe yolcu ettikten sonra, nasıl ahmakça bir tiyatro çevirebiliyorduk? Nefret ediyorum, tüm her yerinden kara miza...
...eye gittiğini bilmediğim bir otobüse atlayıp uzaklaşmak istedim. Bunu hiç yapmamıştım. Eminim çok keyiflidir. Bilinmezliğe gitmek. Önemli olan nereye gittiğin değil aslında, gitme fikrinin kendisi. Kapıcıya yakalanmadan apartmandan...
...prensese. Alabildiğince karanlık ve olabildiğince güç, Birdenbire yenik bir seviş, yorgun bir sevişmek nasıl bilinebilir ? Yılgın sabaha uyanış, kumda abdest, yarıda sigara. Leopar desenli yalnızlık… Siyasi söylemlerin nefret gülü...
...girmesine rağmen, sinema sevgisi katsayımız düşük olduğundan mı yoksa yeteri kadar reklamı yapılmadığından mı bilinmez yeterli ilgiyi görmemiş bir yapım olduğunu söyleyebiliriz. Ama siz bu hataya düşmeyin ve ilk fırsatta bu yapı...
...rine oturtamadığı kavramlar ve hepsi o kadar birbirine girmişti ki; melek kılığına girmiş olan annesini ya da bilinçaltı o'na onun annesi olması gerektiğini düşündürtmüştü. Her neyse; annesini kendisine yaklaşırken görür gibiydi,...
...örse aradığı hazineye kavuşma ümitleri yeşerir, aletlerini aldığı gibi oraya koşar, hatta uçarcasına gider ve bilindik son tekerrür ederdi: hüsran... Hep mi böyle oldu, istisnalar yok muydu? Vardı elbet, altın işlemeli bir hançe...