...diğinde seni yıllar öncesine götüren bir anı artık gerçekten gülümsenerek hatırlanan maziden bir parça olmuş, biliyorsun. Kelimelerin garip cilvesi ya, aynı duyguları sana defalarca hissettirmez gibi geliyor geçen zaman ve tozlu r...
“biliyor” sözcüğü
79 yazıda 102 geçiş bulundu.
biliyor, biliyordu, biliyorduk, biliyordum, biliyordun, biliyordur, biliyorken, biliyorlar... eşleşmeleri dahil edildi.
...ğlığı atıyordu. Benimkiler gibi. Hiç görmediğim insanlara, acaba nereden tanıyorum, diye yaklaşıyordum. Evet. Biliyorum tanımıyorum. Ama bu, bu kadar basit değil. İnsanlar, bilim insanları, bu konular üzerine araştırmalar yaptıla...
...rar olarak gördüğünüz her şeyin farklı bir renkte tezahürü vardır.” O zaman yapamadım bu konuşmayı, şimdi yapabiliyorum. Fark ettiğim bir diğer şey: Şeffaf olan varlıkların bile kendisini saklamaya çalışması. Bu bana bir inkâr gi...
...n kedi geldi. Zaten açlıktan ve soğuktan elbet bir gün ölecektim. Neden bir iyilik yaparak ölmeyeyim ki? Evet biliyorum, bunun sonunda darbukacı bana tekmeler atacak. Olsun, o kedi kurtulsun, bana yeterdi. Benim havlamam ile herk...
...ndırır, sormuyorum o yüzden. Teker teker kanalları gezmem, o “Dur! Burası kalsın.” dediği zaman durmam lazım, biliyorum. Öyle oldu. Sonuçta hem çabuk ikna olan birisi hem de zevk yelpazesi hayli geniş. Ekranda komik bir şeyler gö...
...nerede olduğumu soracak olursanız söyleyeyim; deliliğin tam ortasındayım. Fakat kimsenin bilmediği bir geçit biliyorum diğer tarafa; kurumuş bir elma ağacı ve ne de olsa her iyinin bir kötü, her kötünün bir iyi tarafı vardır bu...
.... Bazen saçımdan süzülen damlalara sığınmıştım. Bazen de oluşan, yağmur sonrası kokuya. Annem gibi kokmuyordu biliyorum. Ama babamın kanlı elleri gibi de kokmuyordu en azından. Boğazıma sarılıp beni de öldürmeye çalışan kanlı ell...
...sta hikâyenizi siz odaya girmeden inceledim. Hatta bugünkü sonuçlarınızı da siz gelmeden kaşeleyip imzaladım. Biliyorum bu sizin hoşunuza gitmeyecek ama fiziksel olarak hiçbir sorununuz yok Nihal Hanım.” dedi. Devlet Hastanesi’nd...
...Ne zor değil mi alışkanlıklarımızdan vazgeçmek? Zamanla öğreniyormuş insan, öyle diyorlar. Neyi öğreniyormuş biliyor musun? Alışmayı. Oysa ben alışmışsam, yok olmuşumdur. Yatağının başucundaki pencereye suskun bir kuş konardı....
...“Ne taşı? Şu pazar yerine attığınız taşlardan mı? Ama onları birilerine fırlatarak veremezsiniz ki!” “Biz de biliyoruz bunu.” Saba yine o sinirli gözlerini dikmişti üzerime. “Sen de üzgün olma Eda! Bak veriyorum bu taşları insan...