...ki metreden uzun boyuyla dükkanın hala su doluyor olmasına aldırmadan içeri dalmış el yordamıyla kim olduğunu bilmediği boğulan adamı aramış, bulmuş da fakat adam beklediğinden çok ağır çıkmış, Hemi çekmiş adamı yapıştığı yerden...
“bilmedi” sözcüğü
2 yazıda 2 geçiş bulundu.
bilmedi, bilmedikleri, bilmediklerimi, bilmediklerinden, bilmediklerine, bilmediklerini, bilmediler, bilmedim... eşleşmeleri dahil edildi.
...di enikleri gibi birbirimizi ısıtarak, her lüzum ettiğinde birbirimize omuz vererek büyüdük. Galata Semti'nde bilmediğimiz, girip çıkmadığımız delik yoktur bizim. Her sokakta gözümüz, her duvarın dibinde kulağımız vardır. Böyle olma...
...Çatlıyor alnım. Adım adım geriye gidiyoruz neden? Sözlerin kurşun geçirmez yelekleri delerken Sızlıyor adını bilmediğim bir yerim. Maskeli balolarda görünür siluetin Kendini kaybetmiş evlatların babaları kadar Kayıp bir halde gez...
...an hançeri taşıyabilmek için sırtını kamburlaştırdı. Vitali dükkanın ortasına doğru yürüdü, Nuri kim olduğunu bilmediği adamı biraz inceledikten sonra Hıdır'a hizmet eden tezgahtara dönüp kumaşları; çeşitleri, renkleri ve metrele...
...ye yüksek sesle tekrarlamıştı. Aynalıyı hiç böyle ateş basmadıydı. kara teni bordoya çaldı, çarpıntısı bitmek bilmedi. "hee meme, hee meme" diye tekrarlayan Bayro yu işittikçe isteklendi. "sen benim kocamsın" dedi Bayro'ya; ilk...
...sonra. Nuri'nin babası eve gelmiş, o gece herkesi uyandırıp arabaya tıkıştırmış, kimsenin bağlantısı olduğunu bilmediği 'Sarız'a göç etmişti. İnsanlar çok meraklıydı. İnsanlar dışarıdan gelmiş bu ailenin öyküsünü bilmek için, baş...
...çekti. Tedirgin edici olan şey ise ne konuştuklarını anlamıyor oluşumdu. Nereden gelip nereye gittiğini bile bilmediğim bu otobüste, hangi dilde konuştuklarını bile anlamadığım insanlar arasında uyanmış olmaktan son derece rahats...
...ği de bir gerçekti. Nitekim, Tanzimat Fermanı’nın ilanından bir süre sonra, o güne kadar kimsenin tanımadığı, bilmediği sayısız soyguncu, yankesici ve dolandırıcı, özellikle İstanbul’da, ticaretin hareketli olduğu semtlerde esnaf...
...; bir adamın. Yağmur yağıyordu, uyuyorduk o gece; Hangi ayrılığın ötesinde, Hangi vuslatın ertesinde olduğunu bilmediğim adamla. Paris’in büyük banliyöleri gibiydik, Yaklaşsak, bir olay çıkardı kasabada, Uzaklaşsak, bilet keserdi...
...ptıktan sonra babam en son anneme baktı. “Keşke en son sana bakmasaydım da…” demiş kadar baktı. Ne yapacağımı bilmediğimden elimi kolumu sabitleyemedim. Boynumu kaşımaya başladığım da, sivilcemin patlamış olduğunu fark ettim. Lan!