...diye başlamıştım konuşmaya. Bu cümlenin arkasından her an bir espri gelebilirdi, o yüzden cömert tebessümler bırakmıştı kadın. Ama gayet ciddi biçimde devam edebilecek kadar gergindim ben, gevşememiştim henüz: “Su gibiydi hayat....
“bırakmış” sözcüğü
36 yazıda 38 geçiş bulundu.
bırakmış, bırakmışlar, bırakmışlardı, bırakmışsın, bırakmıştı, bırakmıştım, bırakmıştınız, bırakmıştır... eşleşmeleri dahil edildi.
...eden bu kadar uzattım? Neydi damlalarla derdim? Poşetleri mutfak taşının üzerine bıraktım. Bulaşıkları dünden bırakmışım gene, bulaşık deterjanı almayı da unutmuşum. Oysa meyveli olanları çok severdim. Mutfak masasının üzerinde du...
...ozulursa, işte o gün aşık olabilirsin. Ben oldum.” Çektim kapıyı, birkaç ürkek adım attım merdivenlerde. Evde bırakmıştım onu. Güzeldi kapının arkasından konuşmak: “Üşümüş pencereme bıraktığım bir leke şimdi ismin… Herkese bağıra ç...
...şını bir başına kazanmaya ant içmiş gibiydi. Pensesini kaptığı gibi lambanın azı dişini söktü. Artık parçalar bırakmıştı kendilerini. - Abi anahtar kapalı değil mi, diye sordu. - Kapalı kapalı, dedim. Sen gelmeden önce ampulü çıka...
...eşiyle ışıldıyordu. Yavrusuna hacı ninesinin yıllar önce kutsal topraklardan getirdiği bir kolyeydi bu. Demek bırakmıştı giderken. Çocukken hiç çıkarmazdı oysa. Şimdiyse on iki yaşının verdiği büyüklükle takmak istememişti besbell...
...ekilmişti beyazlık. Dereler altını oysa da taşlaşmış çığlar inatla direniyordu. Dağların beyazı yerini yeşile bırakmıştı. Doğa coşkuyla yeniden doğuyordu. Berfin de… Şimdiye kadar görmediğim çiçekler şenlendiriyordu gönlümü. Çocuk...
...Aylar oldu yüzlerini görmeyeli. Mavişi yürümeye başlamış. Paytak paytak. Nasıl tatlanmıştır kim bilir? Sütte bırakmıştı sabiyi. Günlerce sızım sızım sızlamıştı memeleri. Ta ki süt keseleri ümidini kesene kadar… Kara oğlu Ömer’i b...
...m her adıma iki yol düşmüş Gittiğim her yolda biraz kalmışım. Kiminde bakışlarımı görmüşler Kiminde de sesimi bırakmış Boynuma acılar takıp gitmişim Öyle ki Bir seferinde gömmüşler beni Yol kenarı meçhulüne Oturup kendime ağlamı...
.... Ailelerin birbirlerine tahammülleri kalmamış gibiydiler. Birbirleriyle bırakın konuşmayı, selamlaşmayı bile bırakmışlardı. “İyice cıvıdı bu oyun meselesi, oyuna katılımı parayla falan yapalım. Benim çocuğum, bunun çocuğuyla oynamak...
.... Siz hiç gözyaşı denizinde kâğıttan gemiler yüzdürdünüz mü? - Ne mutlu o babaya ki böylesine hayırlı bir kız bırakmış ardından, dedi güngörmüş biri. - Babasının kızı... dedi onu tanıyanlardan birisi. - En kutsal gözyaşıdır kızı...