“Toprak, aynı toprak ama yetiştirdiği şeyler birbirinden farklı oluyor.” cümlesini kurduktan sonra etrafımıza bol keseden akıl dağıtarak yaşamayı sürdürebiliriz. Bu cümlenin doğruluk payı üzerinde tartışıp durabiliriz ama topraksız...
“birbirinden” sözcüğü
46 yazıda 48 geçiş bulundu.
Beyaz renk yerdeki dağılmış birbirinden bağımsız kömür rengi saç tellerine baktı sevinç ve üzüntü ile. Evet, dağılmış birbirinden bağımsız kömür renkteki saç telleriydi bunlar… İki renk arasındaki kontrast hoşuna gitmişti besbelli....
...e…” demişti. Sofrada üç boş tabak, ortada bir tabak dolusu lahana turşusu vardı. Tabakların yanında desenleri birbirinden farklı görünen kaşıklar duruyordu. Kadın tencereyi getirdi. E hadi buyurun, kendime yapmıştım, bilseydim…, cü...
...yemekler ve çorbalar var seçenek olarak. Bir de Kemalpaşa tatlısı. İkisi de domates çorbasında karar kılıyor birbirinden habersiz. Mevsimi geçmeden bol bol yemek lazım diye düşünüyor kızıl saçlı kadın. İnerken kırmızı ceketini eli...
...ası severdi tatlı atışmalarını. Akşamları da ozanlar gibi doğaçlama dizeler okurlardı paslaşarak. İkisinin de birbirinden yetenekli olduğunu düşünürdü. “Fıkdan, Naci amca. Sorunun cevabı,” diye cevapladı. İçinden de “umutsuzluğun y...
...lere gitmek zorunda kalan. Kekelemelerle geçen birkaç dakika içinde meraklar giderilmiş ama kilitlenen gözler birbirinden ayrılamamıştı. Nilgün’ün “Balayındayım,” sözünün Ahmet’in yüreğini sızlattığı gün gibi açıktı. “Ya,” diyebild...
...irdiği. Sesi boğum boğum, ayakları kuyruk, kolları ise solungaç gibiydi. Çırpınıyor, ayakları taşa elleri ise birbirinden anlamsız farklı canlılara değiyordu. Tatlı bir su içinde debelenirken kırmızı göz parladı uzaktan. Bu kara si...
...irdiği. Sesi boğum boğum, ayakları kuyruk, kolları ise solungaç gibiydi. Çırpınıyor, ayakları taşa elleri ise birbirinden anlamsız farklı canlılara değiyordu. Tatlı bir su içinde debelenirken kırmızı göz parladı uzaktan. Bu kara si...
...heyecanla yeni gelen oyuncakları göstermişti Bahri. Şeffaf su tabancaları, mızıkalar, plastik askerler… Hepsi birbirinden güzeldi. Arkadaki raflardan birinde öyle güzel bir gemi vardı ki, gözünü ondan ayıramıyordu Bahri. Kocamandı....
...mamız tesadüf olamaz demek istemiştin. Önünde kalakaldığın balıkçı, meraklı gözlerle bakmıştı sana. Kalabalık birbirinden habersiz akıp gidiyordu. Öylece durmuştun. Belki balıkçı sana bakmıyor olsaydı, arkasından giderdin. Dönüp yo...