...n köpükler saçarak fısırdayıp duruyordu… “Oy başıma gelenler, bunu da mı görecektim!” Her ne kadar ikisine de birer tokat patlattıysa da içini soğutamamıştı kadın. Nimet, anasının gözü dönmüş halinden korkmaktan ziyade öyle y...
“bire” sözcüğü
13 yazıda 17 geçiş bulundu.
bire, birebir, birebirim, birer, birey, bireyde, bireydedir, bireyden... eşleşmeleri dahil edildi.
...ri kabullenecek ve kendi yüzey gerilimlerini oluşturacaktır. Yüzey gerilimleri, bu kitleler içinde de her bir birey için farklıdır. “Para, diye bir şey olduğuna inanmıyorum.” diyen birinin kapitalist kitleye karıştırılmaya zo...
...olsa bir haber almayı düşünmemişlerdi. Büyüdükçe unutmuşlar, unutulmuşlardı işin doğrusu. Çocukluk anılarının birer parçası olarak kalmışlardı sadece. Şimdi zaman tünelinden geçip yeniden o günleri anımsarken hemen ayrılıp gi...
...a asma telaşına düşmüşlerdi. Ürünün reklam yüzü olan güzel aktris karşısında büyülenen erkekler, posterlerden birer tane de kendilerine alıp, odalarına asıp asamayacaklarından bahsediyorlar, aralarında eğleniyorlardı. Akşamla...
...yapacak gücü nereden bulduğu sorulduğunda, o hata gibi görünen denemelerin aslında bininci deney için gerekli birer öğrenme olduğu cevabını vermiştir. Tarih; başarısız olanları, ilk bozgunda havlu atanları, ümitsizliğe ve kar...
...es madara olduğumuzu düşünüyor.” “Haksız da sayılmazlar.” “Çayımızı içelim hele.” İkinci bardaklar geldiğinde birer ayçöreği istedi İbrahim Başkomiser. “Dilenci sahteydi. Ama bulduğu iz gerçekti. Bu tip adamlar kumpas peşinde...
...öyle değil mi? Annesi en ufak bir şey söylese ağzını mühürler adeta. Ne bir lokma yer, ne bir yudum içer. Ha bire ağlar, mıy mıy şey. Ben, en çok ağlarken iştahlı olurum oysa… Tatlı içimi kıymıştı her zamanki gibi, tuzlu bi...
...abasıyla adeta uçlarından yırtıldığını hissetmemişti. Hisleri ve düşünceleri, kararında süzülen ışığı zihnine birer cam gibi geçiriyordu. Mevsim bilmeksizin kavuran ışınların bu soğukluğuna yabancıydı. Kahvaltı ederken aklına...
...dan daha çok mutlu olan ve sevinendir. Köklerini tecrübe suyuyla besleyen, bilgisiyle aşılayandır. Öğrenciler birer bambu ağacının hikâyesi gibidir. Beş yılda bambu yeşermeye başlar ama o beş yılda hiçbir şekilde filiz vermez...
...ise “Yazmak, yaşamak demek değildir; yaşamanın dışına çıkmaktır.” diyerek benim söylemek istediklerime güzel birer rehber olmuşlar. Sonuçta yazma sanatı zor bir sanat ve bir o kadar da keyifli bir sanat dalı. Kendi adıma söy...