...ek pervane gibi döneceğim, döneceğim, döneceğim… Etrafımı saran onlarca göz var. Kızıl bir öfke yayılıyor her birinden. Anlayamıyorum, ne yapmış olabilirim onlara? Nasıl kurtulacağım buradan? Bir güç beni havaya kaldırsa ayaklar...
“birinde” sözcüğü
66 yazıda 77 geçiş bulundu.
birinde, birindeki, birinden, birindeydi, birindeyim, birindeyiz eşleşmeleri dahil edildi.
...yedi kardeşin en büyüğü, yerin yüzü, yağmur perisi.. Zeus mu sakladı seni? Sen mi kendine saklandın? Zamanın birinde, hırsız karganın gagasıyla taşındı göğe. Zamanın ilinde konacak bir yeri yoktu Kanat açtı içine. Gözleri, bel...
...kişiden birçok şey almıştır. Belki, boyunu bir başka kişiden, yüzünü bir başkasından, kişiliğini ise bambaşka birinden almıştır. Belki bu bir komşusu, iş arkadaşı, vapurda gördüğü bir insan, izlediği bir filmde gördüğü bir karak...
...da ninemle dedemi ziyarete köye gitmiştik. Dedem çok hastaydı biz gittiğimizde. Hepi topu iki göz odalarının birinde, gözlerini tavana dikmiş öylece yatıyordu. Ninem bize duyurmamıştı dedemin yataklara düşüp bu kadar kötüleşti...
...inin rüzgârıyla yüreğinden taşan duyguların yelkenini şişiriyordu. Karanlık salonun ortalarındaki koltukların birinde oturan delikanlı gözlerini kırpmadan perdeye bakıyordu. Filme üçüncü gelişiydi. Son kuruşu gişede bırakmıştı....
...veci abi almamıştı çayların parasını benden. “Tanrı misafirisin.” demişti. Çok duygulanmıştım. Yakın evlerden birinden kuru fasulye pilav gelmişti bir tencere. Üç tabak yemiştim. Pilavcı Şevket Dayı’nınki bir, bu iki; hayatımda...
...mparça edip öfkeyle birinci odanın aydınlığına doğru fırlattım. Havada uçuşan onlarca yaprak parçalarının her birinde hayat kelimesinin yazdığını karanlıkta kalmaktan keskinleşmiş gözlerim rahatça seçebildi. Bir derin huzur içe...
...rabalarla yer yer kaybolmuş, büyük bir caddeye açılan bir sokaktı burası. Saman sarısı apartmanların herhangi birinde, herhangi bir katındaydı herhangi kadın. Günlerden pazar, mevsimlerden sonbahardı. Kızı uyanıncaya kadar kend...
...ecanla yeni gelen oyuncakları göstermişti Bahri. Şeffaf su tabancaları, mızıkalar, plastik askerler… Hepsi birbirinden güzeldi. Arkadaki raflardan birinde öyle güzel bir gemi vardı ki, gözünü ondan ayıramıyordu Bahri. Kocamandı...
...i beş yıl önceki iki afacanın çocukluk günlerini yaşıyorlardı. İkisinin de akıllarına gelen sahneler aynıydı. Birinde; kol kolaydılar, tören askerleri gibi dimdiktiler, bacaklarını savura savura ‘önümüze gelene bir tekme!’ diye...