...i renkli bir betimleme selinin ortasında buluyoruz. Ama Woolf, tam dozunda kullandığını tasvirleriyle insanın boğulmasına bir kez olsun izin vermiyor. Bu kitabı yalnızca gözlerinizle okumuyorsunuz zaten, beş duyunuzla anlıyorsunuz...
“boğulma” sözcüğü
3 yazıda 3 geçiş bulundu.
boğulma, boğulmadan, boğulmak, boğulmakmış, boğulmaktan, boğulmalılar, boğulmamaya, boğulmana... eşleşmeleri dahil edildi.
...nemin bilinmezliklerini yaşamak için dünyadan insana dönmüşlerdir. Fakat; çağalar, soru işaretleri içerisinde boğulmadan kendilerine yön çizmelidirler. Çağlar, ihtiyaçları açığa çıkarır; çağalar, ihtiyaçları giderir. Çağalar, sade...
.... Olsun, iyi ki geldi, onu görmek bile yeter bana, dedi. “Yaşamım şenlenecek, bizim de kaderimiz gözlerimizde boğulmakmış, ne yapalım.” düşüncesiyle toparladı kendini. Akşam yemeğini hazırladı. Çopur geldiğinde başının ağrıdığını b...
...acağını benim bacağıma nasıl da yapıştırdığını bugün gibi net hatırlıyorum. Kapının örtülmesiyle hıçkırıklara boğulmana şahit oldum. O mutsuzluğunun tek şahidiyim. O yalnızlığının, terk edilmişliğinin. Seni de aynı benim gibi bu...
...ünün ki bütün hayatınızı boğazınıza takılan bir zeytin çekirdeği yüzünden, kesik kesik nefes aldığınız sırada boğulmamaya çalışarak geçiriyorsunuz, işte öyle bir şey ama merak etmeyin kimse zeytin çekirdeğinden ölmez. En azından be...
...en daha çok gözünü alışı ve bedeninin son bir çare olarak yaşadığını hissettirmek için anlamsızca kahkahalara boğulmasının sebebi şimdi ortaya çıkıyordu. Hissin ele geçiremediği yalnızca bir kısım kalmıştı, kalbi. Hayatını bunca zam...
...ın gelecekte yaşayacakları travmanın büyüklüğünü sezinleyen Mustafa Bey düştüğü boşluğun karanlığından ürktü, boğulmadan kaçıp kurtulmak istedi. Halbuki gelirken, onlara gittiği yerde yaptıklarını anlatacak olmanın coşkusu yüreğin...
...bir çırpınışın beynimde fırtınalara sebep olduğuna şahitlik ediyorum. Erteliyorum cevap veremediğim sorularda boğulma faslını. Çaresizim... Tekrar dönüyorum doğal dünyaya. Doğal "afet" dünyasına... Yazan: Düşen Ünsüz
...i gördüğüm en büyük yalnızlık… Ölümün bana getirdiği şu sahte kalabalık: -Kalbimi acıtıyor, nefes alamıyorum. Boğulmak üzereyim… Anladım ki; ölüm dokunamadığın bir bedenden çok daha fazlası. Hatıralarıma da dokunamıyorum artık....
..., bu işlere harcanılan emek, her geçen gün, daha da fazla miktarlarda çöpe atılmış olmuyor mu? Boğuşmaktan ve boğulmaktan zaman buldukça, emeklerimizi verimli bir şekilde sunduğumuzu düşünenlere selam olsun! Bizler insanların kafal...