BÖLÜM I: KIZ NURO Nuri'nin kaderi; babasının iflas edip borçlu oldukları tefecilerden canlarını ve namuslarını kurtarmak için bir gece yarısı sadece üstlerindeki kıyafetlerle 'Dokuzdolanbaç'a göçmeleri yüzünden böyle yazıldı...
“borç” sözcüğü
17 yazıda 21 geçiş bulundu.
borç, borçla, borçlanan, borçlandırdıkları, borçlanmış, borçlanıyordum, borçlara, borçları... eşleşmeleri dahil edildi.
Arama sonuçları
...imsiz, nemrut bir adamdı. Galata Semti henüz Frenk bankerlerin istilasına uğramadan önce ihtiyacı olan esnafa borç para temin eden sonrasında da misliyle tahsilat yapan bir tefeci idi. Parasını zamanında geri ödemeyenlere is...
...nan Mitolojisine baktığımızda Athena, Poseidon'la girdiği savaşı kazanmasını, yerden çıkardığı zeytin ağacına borçludur. Athena'nın kente adını vermesini sağlayan; "Biz gitsek bile o burada, kökleriyle, meyvesi ve suyu ile insanl...
...yıkmayı âdet, hak, hukuk ve/veya adalet olarak görmekte midir?” Düşünmeyen adamın umurunda değildir; kimlerin borçları kapansın diye vergi ödedikleri. Mesela; benim de değil. Zart vergisini yatırırken bir tane de zurt vergisi ol...
...l satın alırlar giderken. Kerpiç evlerimizde ağırlarız onları. Cebimiz para gördü sayelerinde. Bunu Sadiye’ye borçluyuz. Her şey programlı olsun, gelenler kusur bulmasın dedi. Dediklerini harfi harfine uyguladık. Köyümüzün şanı y...
...içten oyunculuğuyla gönlüme taht kurmuştur kendisi. Gelelim size bahsedeceğim ve hakkında bir şeyler yazmayı borç bildiğim, The Truman Show adıyla 1998 yılında gösterime giren bu eşi benzeri olmayan filmin konusu şöyle: Hay...
...şesi tükenmişlerin ihtiyacı var Kurşunum da kalmadı bir kuşu hayattan koparacak kadar Bunu kaderimin kederine borçluyum Kainat kanatlarını ıslak meşelere sürterek bir Viking şarkısında Kulağıma Cebrail'den sözler fısıldıyor Talih...
...lerlemesi Mercan’ın yoma gibi kollarına bağlıydı. Bulaşıkçı olarak işe alınmasını da bu melis, kadın vücuduna borçluydu. Biraz da ucuza çalıştırılacak olmasına. Günlük otuz, kırk, bazen elli lira Mercan’a yeterdi. Yani patronuna...
Sayfalarını yirminci kez çizdiğim kitap, sana ne çok şey borçluyum bilemezsin. Bu iç konuşmalarımda yalnız kalmadığıma o kadar eminim ki senin sayende… Bazen odamdaki kalın perdeye günlerce dokunmadığım, baharın loş baygınlığını...
..., evet, biraz bekleyelim...” Ve midesi “bunlarla” dolmayan insanlar da var, biri diğerine ve öteki de ötekine borçlarının artışlarından bahsedip dururlar. Aralarından bir tanesi “Rejim meselesi...” gibi bir laf eder, hemen yanındak...