...ık perdeleri ve daha güzel oldu dünya. v16 Dünya şimdi senin boynundur En rahat uyuduğum yer dizlerindir. v17 Boynundan başlıyorum yolculuğa Dizlerin, avuçlarımın arasında. v18 Bu serüven hiç bitmeyecek. v19 Sana gönderdiğim tüm...
“boynu” sözcüğü
16 yazıda 16 geçiş bulundu.
boynu, boynum, boynuma, boynumda, boynumdan, boynumu, boynumun, boynumuz... eşleşmeleri dahil edildi.
...r yeri. Musa var o yanık değilken, Musa; “Vasfiye'm” der memelerini öper, “Vasfiye'm der bıyıklarını bastırır boynuna, “Vasfiye'm” der saçlarını koklardı. Musa; “Vasfiye'm” der; bir kınalı kuzu Vasfiye'den bin koyun eylerdi. Mu...
...ediyordu. Bedenim ileri geri sallanırken şarkıyı mırıldanmayı bıraktım ve “Düşünme.” dedim beynime. “Babamın boynundaki o ipi düşünme. Küçüklükten beri nerdeyse her gün atladığım o kırmızı ipi düşünme. Soluk bedeni düşünme. Masan...
...ıldığında karşılarında, kara kaş-kara gözlü, esmer yüzlü, uzun favorili, kuzguni siyah renkte kaytan bıyıklı, boynunda kırmızı renkli bir fular, başında püsküllü bir fes ile üzerinde çizgili gömlek ve deri bir yelek bulunan, kör...
...Tulumbacı Hüsnü oldu ancak, tam yumruğunu kaldırmıştı ki Çiçili bir kedi kıvraklığında onun üzerine sıçrayıp boynuna dişlerini geçiriverdi. Nasıl ısırdıysa, Hüsnü’nün boynu bir anda kan içinde kaldı ve gayriihtiyari “yandım an...
...ise bitiyordu Ve bıkmadan her gün başka bir yarını bekliyordum. Oturdum bir masaya, masa benden küçüktü Eğdim boynumu, çıktı sırtımda yazı kamburu Ellerim üşürken girdiğim bu yerde, yazarak ısınıyordum Bu kez zaman ellerimden k...
...edecekti. Gün geldiğinde Tav’ra’nın ışığı yavaş yavaş Zahira’nın gölgesine yenik düşerken, Basira’nın kılıcı boynuna dayandı. Eğdiği başını son kez kaldırıp beyaza dönen gözlerini Belamir’e diktiğinde Basira’dan kaynaklanan bi...
...r yanıldı Ama güneş hâlâ aynı yerden doğuyor Bir umut var diyebilirim Her şey için Anlaması güç değil geyiğin boynuzundan tutmayı Koşmalarını izlemeyi hiçbir yersiz atları Güç değil şahı devirmek yalnızsa bir hücumun ortasında Hiçb...
...ğını bahane edip erkenden yattı. Rüyasında Saim’le kırlarda koşuyordu. Papatyadan bir taç uzatıyordu sevdiği. Boynunda geziniyordu dudakları. Bembeyaz bir elbise vardı üstünde. Çimenler, bir ressam yeteneği ile beyaza yeşili akt...
...şu teknolojik ürün eskisine nazaran daha öyleymiş, kim istemezmiş ki topraktan çıkan taşları bir ipe dolayıp boynuna asmamak, moda buymuş, bir çorbaya astronomik paralar da ödenirmiş...” Sayı: 65