...engel tanımadığı bir sıfatla karşınıza çıkıyorum. Bendeniz üç kuruşa beş kuruş satan Kamil. Eğrelti kaderime boyun eğmekle meşgulüm. Sizler kadar çalım atmayı da iyi bilirim lakin fırsatı bulmak çok mühim meseledir. Siz ona...
“boyun” sözcüğü
37 yazıda 39 geçiş bulundu.
boyun, boyuna, boyunca, boyunda, boyundaki, boyundan, boyunduruksuzluğunu, boyunduruğa... eşleşmeleri dahil edildi.
...çıkışında ve arayışında onun izini kolayca görebilir. Yalnızdır Esther. Bunun verdiği tanıdık melankoli kitap boyunca devam etmekte, buna rağmen Plath'in dilinin hafifliği kitabın ağırlaşmasına ve yavaşlamasına engel olmaktadır...
...amadığım bir şey var sende, bu yüzü daha önce nerede gördüğümü anımsamaya çalışıyorum. Belki durup beş saniye boyunca yüzüne baktım, belki kapıyı kapatırken zaman yavaşladı ama, bilemiyorum. Yanına oturup üşümüş kemiklerimi ısı...
...i narin narin kapıyı tıklatıyordu. Kızının çalışıydı bu, sevindi Kapıyı açtığında o kocaman adamı gördü. Uzun boyunu, bal rengi iri gözlerini, ellerini yana açmış çaresizliğini… Sonra hemen unuttu bunları. “Babam benim odamı h...
...kalabalığı bu yüzden de severim, kendime çarpıyor gibi hissederim aranızda. Sizlere; en yakın geçmiş altı ay boyunca ne ürettik, ne kâr ettik, hedefimiz ne, raporlar, analizler, grafikler, vizyonlar, misyonlar, rotasyonlar, no...
...balar hakkında bildiklerini paylaşıyorlardı. Onların sıkı arkadaşlığı Ra’nın Fransa’dan geldiği üç yaz tatili boyunca sürmüştü. Sonra taşınmalar, seyrekleşen geliş gidişler, büyürken edinilen yeni arkadaşlar, yeni hevesler ve y...
...varsa seninle doğacak yeniden Başım omuzlarına değer Şimdi biz seninle iki yolcu Dağlardan yaylalardan geldik Boyun eğmedik alışkanlıklara Oyun kılmadık bir serüveni Gönlümüze bereket oldu hüsnühâl Nihayet buluyor bir başlang...
...zünü daha net gördüğüm İlyas, gülümsüyor şimdi, güzel bir düşten fırlamış gibi duran sevimli yüzüyle. Kısacık boyun, incecik bıyıkların ve tertemiz yüreğinle dünyama ne de güzel de giriverdin böyle ansızın be çocuk. Nasıl da...
...düzelebiliyordu beli; yaşlığının ve zamanın verdiği ağırlığa... Belki de topraktan yükselenin tekrar toprağa boyun eğip düşüşünü geciktirmesi için araç olarak yapmıştı dedesi bastonu. Fakat ne dedesinin ne de babasının bu dö...
...yoktu, Hilmi abiye de ulaşılmıyordu. Bir hafta sonra dükkandaki etler çürümeye ve kokmaya başladı. Koku sokak boyunca yayılmıştı. Boğazları düğümleyen kesif bir koku. Hiçbir zaman alışamadığın, burnun direklerini sızlatan bir k...