...ahkahalara boğulduğu -benim de gülmemi uzun süre durduramadığım- son sahneye rağmen filmden çıktığımda içimde burukluğa yakın bir duygu vardı. Hâlâ net olarak ifade edemiyorum onu; fakat yönetmen olsaydım -ki umarım bir gün oluru...
“buruk” sözcüğü
16 yazıda 18 geçiş bulundu.
buruk, buruklukla, burukluklar, burukluğa, burukluğu, burukluğunu, buruktum eşleşmeleri dahil edildi.
...krofondaki adamın sesi. Kaynanadan geline beşi bir yerde! Gülümsediler kameraya gelin kaynana. Annesinin yüzü buruk. Kız anaları gülmez. Ne der sonra elin adamı? Kızı gelin oldu diye zil takıp oynuyor demez mi? Ağır olmak laz...
...uzaklaşıp gitti. Okulun ilk günü o da arkadaşlarıyla birlikte sıradaydı. Yaşıtlarıyla aynı sınıfta olamamanın burukluğunu yaşıyor muydu bilmiyorum. Fakat her şeye rağmen mutluydu. Gözleriyle anlatıyordu her şeyi. İlk teneffüs ziliy...
...m. Kıskandırma amacındaki kadının, sevgilisini kıskandırmaya çalıştığı erkektim. Onda bile ciddiye alınmadım. Buruk biten aşk hikâyelerinde omzunda ağlanan kişiler vardır ya. İşte o bendim. Saatlerce, günlerce, haftalarca der...
...aman çözsün…” Ortada kalan birkaç eşyayı alıp çıktı dışarı. Aynada ise karşısındakini ikna edememenin verdiği buruklukla duran bir suret kaldı. Kendi suretiydi. Yazan: Şeyma Altınkaynak Sayı: 36
...ekrarlanacaktı. Uzaklaşırken yaşlı adama baktım. Hâlâ el sallıyordu. İlk defa tanımadığım birinden ayrılırken buruktum. Ertesi günü iple çekiyordum. Günler gelip geçti. Alışmıştım artık başta garip gelen otobüse ve yolcularına....
...yudumlamak annemin hurma gözlerini düşünerek. Birkaç yıla duygularımın hÂl değiştireceği yönündeki telkinleri buruk bir tebessümle karşılayıp dudaklarımı kilitlemek ne kadar sürer ki? Şimdi uzaklarda olmak lazım yine de. Gidi...
...çözdüğü gerçeği, ilişkilerimizin irili ufaklı sorun yumağında da kendini pekâlâ gösteriyordu. Kirler, acılar, burukluklar ve sairinin, belki ağır ağır, bazense pek bir süratle eriyip buharlaşması onun tesiriyle değil miydi sanki. A...
...tuk altlarına kitap sıkıştırmış kişiler. Anlarlar halimizden. Sağ olsunlar bir kez bile boynumuz eğik, içimiz buruk, kitap özlemiyle uğurlamadılar mecralarından. Girdim sahafa. “Şiir kitabı istiyorum!” dedim. Ve bunu coşkuyla...
Yalnızlığın hissedilir halidir üzen aslında bizi. Ya da kendimizi yalnız olanın yerine koymak yeteli bu burukluğu hissetmeye. Kimi yalnızlıklar içimizde kimi bir şehirde, bırakılan bir sandalyede. Neyse hayat kalabalıklaşmaya zor...