...i kalkıyorum yerimden. Yoksa amirler benim karakaşıma kara gözüme burada tutacak değiller. Neredeyse bankanın bütün yükü benim üstümde. Belli ki sevgili artistimiz bu hilkat garibesinin tadı nasıl olur diye merak ediyor olmal...
“but” sözcüğü
3 yazıda 3 geçiş bulundu.
but, butik, butimar, butimarı, butimarın, butona, butonun, butonuna... eşleşmeleri dahil edildi.
...tmezdi, Aşk, az kalırdı, Şefkat, Güven ve bütün duygular, Az kalırdı. Sarılmak gerekirdi gün dönümünden, ömür bütününe, İlk günün yağmuruyla dinlenmek gerekirdi, Kuraklığı, lodosu bilmeyerek. Sarılmak gerekirdi, tanınmış en güze...
...âli. Bir adamın kralın “Dilekler” kapısını çalmasıyla başlayan 58 sayfalık kitap, bolca çizimle devam ediyor. Bütün adaların keşfedildiğine, artık bilinmeyen hiçbir adanın kalmadığına inanılan günlerde, adamın talebinin yeni...
...psikolog, psikiyatr ya da şaman değilim.). Psikoz kelimesinin anlamsal karşılığı “Türlü sebeplerle kişiliğin bütünlük ve uyum gücünü geniş ölçüde yıkan ruhsal bozukluk.” cümlesiyle açıklanıyor ve anlam/duygu yoğunluğu açısından...
...i. Bir gün bir dağ köyünde bir kuyunun temizlenmesi gerektiği haberi verildi İbrahim’e. İbrahim durur mu hiç. Bütün umudunu, kazı malzemelerini ve tek iş arkadaşı kaçak sigarasını alıp koşarcasına yola koyuldu. Köye vardı sol...
...mi pazarlamış gibi hissedeceğim bir acı uyandı. Kaosun tarifini sorsalardı o an; içimde bulunan, yeryüzündeki bütün devletleri devirebilecek gençleri tarif ederdim. Altı yaşından beri, vicdanın böyle yanabileceği gerçeğini gö...
...rdim ama bebek öyle güzeldi ki… Bir kere öptüm onu yumuşacık yanağından. O da burnumu elledi yumuk elleriyle. Bütün arkadaşlarımın kardeşleri var, beraber oyun oynuyorlar. Onunla oyun oynayamayız ama ben de bir kız kardeş ist...
...bilgiye sahip olmalarını sağlayan bir akımdır. Oldukça eski bir geçmişe sahip olan oryantalizm kavramını bir bütünlük içinde bilim dünyasına sunan Edward Said, bu sistematiği tek bir cümle ile ifade eder: ‘Oryantalizm gerçek Do...
...İncinmiş benliğini söküp atmaya başladı. Önce başındaki kırmızı yazmayı çıkardı, sonra etini sarıp sarmalayan bütün bez parçalarını. Artık sadece o vardı, insan etlerini yakan yağmurun altında parlayan tenine sarınmış yürüyor...
...olan o nahif sesi beklemiştim… Bakışlarımı karşılayan şey; kapının ardına sığmayan, odayı doldurmak, ışıtmak, bütün kabahatlerimi, kâbuslarımı, yalnızlığımı görünür kılmak isteyen kötücül bir ışıktı. Her ne kadar ondan kaçmak...