...rini ve yaklaşmaya devam etti. Bazilikaya girmek için sıralanan turistlerin kuyruğu henüz öğle vakti gelmeden bütün meydana taşmıştı. Çok fazla turist. Obeliske doğru yaklaşıp durdu ve gökyüzüne baktı. Bir an bütün bu uğultud...
“bütün” sözcüğü
374 yazıda 671 geçiş bulundu.
bütün, bütünden, bütünleyen, bütünleşen, bütünleşerek, bütünleşiyordu, bütünleşmiş, bütünleşmişti... eşleşmeleri dahil edildi.
Bütün bilimlerin anası felsefe derler Babasını da bilirim ben Bütün bilimlerin babası felsefe esasen anası fiziktir Bilim fizikten doğmuştur Önce madde sonra kuvvet Öyle darılmaca yok Şiir işi bu, ters köşe, delilik Gözümüze...
...ştı. O kadar ağır bir sessizlik var ki içeride. Fısıltı bile duyulmuyor. Yolun sesleri sarıp sarmalamış sanki bütün yolcuları. Bir bebek sesi de mi olmaz diye düşünüyor kızıl saçlı kadın. Çok sık yollara düşmüyor aslında ama...
Teneke damlı, sıvasız evlerin arasındaydı dar sokaklar. Bu sokakların arasındaydı bütün hayatlar ve bu hayatların arasındaydı bütün çocuk gülümseyişleri. Onlar ki buldukları taşı kaldırdıklarında kaçışan böceklere hayretle ba...
...ği ve şatonun daha arabadan inilmeden kendini gösteren tekinsizliği, Harker'ın dikkatinden kaçmaz. Şatoda onu bütün misafirperverliği ve kibarlığı ile Kont Dracula karşılar. Bütün bunların gerçeklikten ne kadar uzak olduğuysa...
...e yaşayarak anlamlandıracağını; bazılarımız ise varoluşu, onu reddederek anlamlandıracağını savunmuştur. Oysa bütün bunların dışında bir grup vardır ki varoluşu hisleriyle keşfe çıkmıştır. Varlığı anlamak için öne sürdüğümüz...
...yorum. Olur mu o şekilde?” Ayağa kalkıp önce elimi sıkan kız sanırım sevmişti beni. Listeyi uzattı ve bu defa bütün dişlerini cömertçe sergiledi. “Tabii olur. Buyurun.” Ona hoşça kal dilerken, aslında kafamın içerisinde dolan...
Ama bütün kırmızılardan koyu iç çekmek bırakıyor ciğerim; Leylim iken okursun şiir gibi bir yerde. Bileğimde durmaz, zülüften örme bileklik Elden duyarsın; dilim akıp giden o Balkan ezgisinde. Bir fener, bir sevdam, birdenbir...
...işkim çoktan kopmuştu. Onlara haber bile vermedim. Benim için yepyeni mükemmel bir sayfa açılmıştı hayatımda. Bütün o eski alışkanlıklardan, insanın sırtına binen geleneklerden, çekilmez insan soyundan kurtulmuştum. Zincirler...
...” Biraz bakıştıktan sonra Eda, –Saba’ya göre sinirden daha çok üzgün ve yılmış bir ifadeyle- söze karışıyor. “Bütün bu taşlar elimizde kaldı. Hiçbirini kimseye veremedik! Kimse kafasını kaldırıp bakmıyor bile bize.” “Ne taşı?...