...mıştı. Sadece Beşiktaş maçını tutturabilmiştim. Sonuçlara baktığımda kafam çok güzeldi, saat ikiyi geçiyordu. Buzdolabında rakım vardı. Uykuluk niyetine bir tek fondipledim. Sabah işe gitmek için altı kırk beşte kalkacaktım. Yazan:...
“buz” sözcüğü
90 yazıda 106 geçiş bulundu.
buz, buza, buzda, buzdaki, buzdan, buzdağı, buzdolabı, buzdolabına... eşleşmeleri dahil edildi.
...lığına kayboluyor ve elinde tepsisiyle havuz başında beliriyor yeniden. Ustaca taşıdığı tepside Necmi amcanın buzlu bardağı, tombul şişesi ve elma dilim patatesleri var. Necmi amca aceleyle yerini alırken, ona ''her zamankind...
...alır. Ancak açık hava her daim uygun olmadığı için Montreuil'de yapım evi inşa eder. Evin çatısı ve duvarları buzlu camla kaplıydı. Gündüz 11 ile 15 arası ışık sahneye dikey geldiği saatlerde yoğun çalışırdı... 1902'de, Jules...
...r, Biz âşık olmamış, yanılmışız der yanar! Bilseler neyim verdim, sensizliğime bakar, Şimdi ağlıyorum da… Bir buz gibi erimişim! Yar! Adın söyler dilimde, Gözlerin bir buğu gibi nefesimde. Ya o Edep! Her hali hayalimde… Şim...
...essizce bunları söylerken karşı dairenin kapısı ince bir gıcırtıyla açılıyor. Karşı komşu Günel yaşlı kadının buz gibi duvara yaslanmış belinden tutup kaldırıyor. - Gel içeri biraz sakinleş, sonra yine çalarız kapıyı, belki...
...hnelerine. Yalnızlığım cehennem oluyor. Kimsesizlikten değil bu yalnızlık; bendeki beni ararken bensizlikten. Buz gibi yakıyor bu cehennem. Yine de seviyorum bu acıyı. Ne de olsa "ben"in manasını ararken eritiyor beni... Be...
...başlayan sobanın ses çıkarmasına engel olmak için üst kapağıyla alt kapağını yarım kapadı. Onca soğuğa rağmen buz gibi salonda soyunup giyinmiş ve saçını bile soğukta kakırdayarak taramıştı. Ve tüm bunları ağzına bir yudum...
...e gözleri yorulunca yününü kolundan çekip çubuğuyla birlikte yere bırakıyor. Dizlerini yukarı çekip somyasına büzüşerek uyumaya çalışıyor. Odanın kapısı çalınıyor hafiften. “Ana! Niye gelmedin yemeğe?” Duymazdan geliyor. Rüstem a...
...k üzere O gün, ayrıldığımızda ikimiz Sessiz ve gözyaşları içinde; Solduğunda, soğuduğunda yanağın Öpücüklerin buz tuttuğunda… Çoktan çalmıştı saati acıların… Sabahın o serin, ürperten çiyi Alnımda donuvermişti, O çiyler bel...
...iye mi akıtıyordu gözyaşlarını üzerimize, ruhumuzdaki kirlilikleri dondurup çatlatsın diye mi istila ediyordu buz kristalleri yeryüzüne, içimize… Ardından rüzgâr haykırıyordu; “uyan, kendine gel insanoğlu!” diye. Sonra nede...