...sadece dinleme modunda bir seyirci iken, içeriği anlattıklarında tam anlamda zihnen ve bedenen oturduğum yere çakılıp kaldım. Neden mi? İnsan genomu, yani DNA’sı hakkında, yapılan binlerce araştırmaya rağmen, çok az şey bilebil...
“çakı” sözcüğü
2 yazıda 2 geçiş bulundu.
çakı, çakıcısıymış, çakıl, çakılacak, çakılacaklarını, çakıldı, çakıldığında, çakıldığıydı... eşleşmeleri dahil edildi.
...ta hazırlar gibi göğüs kafesinin içindeki nefesi, emekle muhafaza ederdi. Bilirdi, kar tanesi yolundaki olası çakıl taşlarını. Hatta daha büyüklerine de hazırdı. Korkardı da gelecekten fakat boyun eğmezdi öyle hemen. Her biri...
...bir aşka tutulup, sirke içerek romantik bir ölümü düşünmüş. Ben, on yedimde yüksek bir yerden mor kayalıklara çakılmanın beni kurtaracağını. O, Haymarket Meydanı’nda bombaların gölgesinde yükselen haykırışları duymuş. Ben, Çet Yay...
...eğmemiş, gözlerinin feri hâlâ sönmemişti. O güne kadar… İki katlı evin üst balkonundaki köşesinde, sandalyeye çakılıydı adeta. Veda etmek için acele eden güneş gökyüzünü kızıla boyamıştı. Deniz, mavisini yitirmiş, gümüşi parıltıl...
...her gün karşıya geçse… “On tane tekila shot ateşle oradan.” İçimdeki arsız, içtikçe daha çok arzuluyordu onu. Çakırkeyifken sanki daha iyi anımsıyordum simasını. Sinan, ne zaman dalsam beni cennetten dünyaya fırlatıyordu. “Hadi abi,...
...vini yitiriyordu. Soluk almak güçleşiyordu. Gökyüzü yüreğime yerleşmişti ve evrendeki tüm şimşekler yüreğimde çakıyordu şimdi. Başka bir boyuta, başka bir algıya alışmaya çalışıyordum. Ne uzayla, ne uzamla, ne zamanla, ne sözle,...
...ndan çay isterken hesabı getirmesine bozulacaksın. Puslu bir gecenin sonunda, büyük usta Zeki Müren eşliğinde çakır keyif olma çabaların bir türlü amacına ulaşmayacak. Vizyondaki Türk filmlerinin başarısızlığından dem vuracak...
...diş sarımsak, yarısı saklanmış cam şeker, kuruşluklar, kırmızı ipin ucunda bir mühür, sapı bezle sarılmış bir çakı, yıldızlar, kainatın derininden gelen sesler, bitmeyen hikâyeler, efsaneler. O anneannemin cebiydi. Çocukluk...
...ğımıza solmuş hanımellerini önümüze katıp serapların kahırlarına ortağız olduğumuz her yer dünyanın ortasıdır çakılmış gitmeyen lekedir ruhumuz zamanından önce akmaktadır. dönen sesler kan ile bastırılıyor beyinde yineliyorum de...
Tahtalar çakıldığında, İpler bağlandığında, Bir nefes; Son bulma zamanının geldiğine inandığında, Yük savaşları başlıyor. Ellerimi yıkayarak hazırlanıyorum. Sadece solum değil, Tırnaklarımın arası bile, Hasret adını verdikleri acıda...