Zaman, boşluğumu kollayan Bir hırsız gibi Çalıyor ansızın Ömrümü benden... Ömür, ruhu besleyen Sessiz bir gece gibi Esirgiyor güzelliğini benden... Ve bu, Ömür-zaman probleminde Merkezde yer alan insan, Azalıyor git gide; Gözle...
“çalıyor” sözcüğü
28 yazıda 31 geçiş bulundu.
çalıyor, çalıyordu, çalıyordum, çalıyorsa, çalıyorsun, çalıyorum eşleşmeleri dahil edildi.
...lukta yalpalıyor göğsümdeki kuş. döndürülen cesetler gibi naif; incecik bilekleriyle hayat, alacaklı alacaklı çalıyor kapımı. Ben diyor, biraz ecel biraz da ölü doğumluyum. Kelimelerimi örtüyor tanrının etime giydirdiği bu kavr...
...an tutuyor aydınlık sıkı sıkıya Korkmadan geçiyorum saparak şoseden Perdeleri dokunuyordu bana, evinin Kapını çalıyorum umarak saat beş İstanbul'un kapalı elleri arasında şiirim Bakışları pembe açmış bir çiçek Gözleri bir çift ya...
...iyle aşkta kafası iyi olurken değişenlerle savaşta kimsesiz bir notanın peşinde koşanlarla mezarda …John Cale çalıyor dumandan kafayı bulmuş birinin müzik kutusunda! ama yetmiyor notalar onu kurtarmaya aşk bir silah gibi kaybed...
...kaçıp durdum insan denilen organizmadan. Çok az uyuyor, bulabildiğim ölçüde esrar tüketiyor param bittiğinde çalıyordum. Hırsızlık değildi bu, benden alınan şeyleri geri alıyordum, yani adaleti sağlıyordum. Dünya dengede duruyors...
...or ve meyve veriyordu. Yazdıkça içimdeki o yüz sürekli gülüyordu. Ağaçlar daha yeşile, gökyüzü daha da maviye çalıyordu. Yazmak güzelleştiriyordu içinde karamsarlık barındıran dünyayı. Hatırlayalım Nazım ne diyordu; "Ben hem kend...
Sevdamızın tüm gizemli tınıları 45'lik bir plakta çalıyordu İsimsiz bir kadın bana bizi anlatıyordu Sonra her şey gibi bitti; plak, gizem ve sevda Acı bir sükûtla doldu kulaklarım Yalnızlık hak ediliyorsa eğer Hak ediyordum bu se...
...yere attı ve son ses çığlığı her yerde yankılandı. Ve çığlıkla, ter içinde uyanmıştı Aral, gerçekten de kapı çalıyordu. Aşağı inmeye de, kapıyı açmaya da korkuyordu. Rüyası epey etkilemişti, boşlukta gibiydi. Babasının sesini du...
...orum kendi kendime. Ellerim, ayaklarım, yılların rutinine alışmış birer robot gibi. Giyiniyorum, dişlerimi fırçalıyorum, karımın hediyesi olan pahalı ayakkabıları giyiyorum. Boğazımı bir şey sıkıyor ama, anlamlandıramıyorum. Kr...
...me uzatılan her çocuk gibi susmuşum. Ceplerimde şeftali bahçeleri, eşeğe ters binen o hoca gibi. Parayı veren çalıyor bu yerde, düdükleri. Kazanlar doğuruyor, kırk gün kırk gece ve Kürkler yiyor yemekleri. Boğuldum ! Kahpe Biza...