...ir harfi bile ilişmemişti babama... Kâğıdı usulca katlayıp cebime koydum. Annemin bacaklarına sarıldım sonra. Çamaşır suyu kokan eteğine gömdüm başımı. Orda o kadar uzun süre öyle bekledim ki... Birisi beni çekmeye çalışınca yo...
“cama” sözcüğü
26 yazıda 33 geçiş bulundu.
cama, camal, camalin, çamaşır, çamaşıra, çamaşırhane, çamaşırla, çamaşırlar... eşleşmeleri dahil edildi.
...alelacele. Geride kalan yengesi ise töreye köle, başka bir amcasına karı oluverdi çarçabuk. Tertemiz bir ev… Çamaşırlar yıkanmış, gömlekler, pantolonlar ütülenmişti. Ocağın üstündeki tencerede akşam yemeği de hazırdı. Açıkta kala...
...ktan en büyüğü olmasına rağmen kasabanın ‘genç kadın’ koşullarının tekine bile uymadığını söylerdi. Akşamları çamaşır yıkamazmış, kardeşlerini öpmezmiş, dua etme vakti geldiğinde evin arka kapısından teyzesine belli etmeden sıv...
...Tek bildiğin korkuyla bir karanlığın içinden geçtiğin. Karanlık sana der ki, benimle yüzleş, kendinle yüzleş, cama yansıyan yüzüne bak, ışığın altında cama yansıyan yüzüne bak. Kurtulmak istediğin ne varsa, hepsini sahiplen...
...korku dolu kahkahalarını duyunca şemsiyenin sapını kavradım. En uzun boyluları, kolunu arabanın üzerine attı, cama olabildiğince yaklaştı; kolu arabanın üzerinde başını benim başımla aynı hizaya getirmek için eğildi. ‘’Bir z...
...aynı şoför, aynı para. Üstü bile aynı. Bir elli kuruş, bir de yirmi beş.” Bunları düşünürken oturmuş, başını cama yaslamıştı bile. Yoldaki sarsıntılar yüzünden kafası cama çarpıyordu. Kimi zaman sert, kimi zaman yavaşça… Bu...
...i değildi ki. Her sene soba borularının silkilmesi, iki senede bir tüm evin badana edilmesi, on beş günde bir çamaşırının yıkanması ve gelen her misafirin ikramlığını bile hazırlıyor olmasına rağmen bir türlü kaynanası olacak o kad...
.... Yirmi senedir aynı şeyleri yapmanın zorunluluğuyla ortaya çıkmış bir davranış biçimiydi bu. Yemek, bulaşık, çamaşır üçgeninde sürüp gitmiş ve gitmekte olan yirmi yıl. Haklıydı. Belki de yirmi senenin intikamını çamaşır ve bul...
...ir ses ne de ışık. Onun için tek gerçek hayallerindeki kasaba artık. Etrafta toz kalabalığı. Nefesini tutuyor cama yönelerek, ailesi aklına geliyor. Babası iri çeneli, hurma bakışlı, otoriter; annesi badem gözlü, iri kulaklı...
...tiliş amaçlarına uygun olarak kullanırdı; ama artık duş avizesi yerine kettle, ocağın yerine tost makinesi ve çamaşır askılığının yerine internet kablosu kullanıyordu. Aslında bu kadar basit ve küçük farklılıklar Berk’te önemli...