...laf ettirmem. Denizden babam çıksa yerim derler bir de. Sonra da böyle alay konusu yaparlar. Zaten trolcüler canına okuyor balıklarımın. Bak tepem atmaya başladı,”diye sitemkâr dalgalarla sinirlendiğini belli etti. Nuran, tab...
“canın” sözcüğü
15 yazıda 19 geçiş bulundu.
canın, canına, canından, canını, canının, canınız, canınıza, canınızı... eşleşmeleri dahil edildi.
Arama sonuçları
Bir zamanlar çekilmez bir adam vardı. Sıkıcı mı sıkıcı. Her şey canına bir anda tak ederdi sanki. Hâlini tavrını görseniz, siniri hep bir, delirmeye ramak kalmış derdiniz. Tüm dünyanın onunla uğraştığını düşünür dururdu daima....
...cezalandıracaktım. Sinek ilacının dibini buldum bir sıkışta. Nefes alamıyordum. Sadece doğruyu söylediği için canına kıydığım Rıfkı’ya silahı doğrulttuğumdaki kadar cesur değildim. Koşup pencereyi açtım. Derin derin nefes aldı...
...edim” dedim. Bir şey demedi. “Kırmamı istemiyor musun?” dedim. “Hayır, istemiyorum” Aldım gözlüğü yerden ve: “Canından olmaya razısın ama gözlüğüne kıyamıyorsun.” dedim. Bakıştık yine. Gözlüğü ona uzattım. Taktı. Elini tuttum. “...
'Sen de hep olsun diyorsun be Nihal Abla.' dedi iri gözlerini oyasından kaldırıp anneme bakışlarını dikerken Sultan Abla. 'Niye olsun ki, niye? Benim ömrümden bana uğramadan geçerken yıllar, niye olsun diyeyim? Olmasın.
...di size en yüksek fiyatı sunacağım,’’ Yüzünde Bay Noris’in gerilmesine sebep olacak bir gülümseyiş belirdi. ‘’Canınız.’’ Bu saniyeden sonra işler giderek değişti; çünkü Beyaz Uzay tam anlamıyla uydurmadan ibaretti, uzay siyah o...
...n olsa, sen küçük mızmız bir çocuk gibi ille de “o” dersin. Yok parasızlıktan değil, sevgisizlikten alamazsın canından çok istediğin “onu”. O ki ömrünü yolunda harcayacağın, bir ömür bağlı olacağın, bir yol gibi hep yürümek i...
...vermiştim; benden ayrı yollara gitmesin diye tutmuştum onu öylece oysa... Belli ki karşımdaki kötü arkadaştı, canını yakmak istiyordu elini sıkıca tuttuğum arkadaşımın, canını kurtarsın diye bırakmıştım ama unutmuştum uçabilec...
...ğine, pamuk gibi yumuşak bir narinlikle yüreğini okşasaydı ya. Kimsesiz kalmak istemiyordu, böylesi yalnızlık canını çok yakıyordu. Bir müddet sonra sessizliğindeki çıkmaz, cevaba olan açlığını, yokuş aşağı yuvarlanan bir teke...
Belda canının acısını değil acıttığı canları düşünüyordu artık. Yaptığı hataların sonucunu aradan yıllar geçtikten sonra görüyor ve cezasını çekiyordu. Ama söyleyemezdi tüm bu olanları susacaktı, her ne pahasına olursa olsun.....