...ir sürü nostaljik şarkı dinledik ve kim bilir kaç kere şerefe kadeh vurduk. *** İstanbul'a parmağımda yüzüğü, çantamda son gün giydiği tişörtü ile dönmüştüm. Ondan ayrı kalınca nefessiz kalıyordum ve tişörtünü koklamak iyi geliy...
“can” sözcüğü
180 yazıda 233 geçiş bulundu.
can, cana, canan, canandaydı, cananem, cananı, cananın, canar... eşleşmeleri dahil edildi.
Arama sonuçları
...başka bir çocukla karşılaştı. Ondan daha küçüktü bu çocuk. Saçlarında, yüzünde ve hareketlerinde tertemiz bir canlılık seziliyordu. Bir araya geldiklerinde büyük olanı diğerini kucağına aldı. Yürürken her adımda sola doğru yamul...
...den yazıyordu. Zihnini boşaltmak istiyordu belki de. Zihnini boşalttığını sanıyordu şu zamanlarda ama binalar canlandı önünde, belli belirsiz bir telefon numarası döndü zihninde. Cebine attığı kâğıt parçasını bulamazdı ama hafız...
...dığımı biliyorum ancak ilk kez her gözyaşı damlam akarak kalbime nüfus ediyor ve ben ilk kez böyle yazıyorum. Canım Livaneli, Kardeşin Duymaz’da; “Susarlar sesini boğmak isterler Yarımdır kırıktır sırça yüreğin Çığlık çığlığa...
...ilk ve tek kadın firavunu Hatşepsut’un eski ticaret yolunu açmak ve sekteye uğramış ticari ilişkileri yeniden canlandırma amacıyla M.Ö. 1482-1481 yılları arasında, Afrika’nın doğu kıyısında bulunan efsanevi Punt’a ülkesini ziyareti...
...içimin yağı eridi doğrusu. Aa, evet! Sevim'e bak, yan yana yatırdı bizi, kızı çekeleyip boylarımızı ölçüyor. Canım ya, ne tatlısın. Sen bütün gün boş boş gez; ben senin yükünü de taşırım. Gık demem; ama akşama ödülümü de ist...
...orktu Seyfi, Seyfi çok korktu, üç el silah sesi duydu, şaşırdı, korktu, sevindi kız gülmüştü çünkü. Çok acıdı canı Seyfi’nin, Seyfi üç el silah sesi duydu... Gazetede yazıyordu diğer gün: Tecavüzcüsüyle evlendirilmemek için...
...” O an fark ettim Zehra’nın ellerini. Yol boyunca soğuktan yanmış, kıpkırmızı olmuşlardı ve muhtemelen sızısı canını çok yakıyordu. Avuçlarımın içine aldım ufacık ellerini. Ovdum bir süre. Sonra ayakkabılarına takıldı gözüm. K...
...akılan Bir sana, bir de bana... Dağlar, ovalar, göller Taşra kentleri başkent üstünden Ah şu memleket, uğruna canlar verilen Ayrılmak zaman alıyor, barışmak tek sefer. Umuttur hayatın en olgun meyvesi Bir umuttur yaşamak Bir u...
...ik veren o nahif ve yırtılan ipek sesiyle : ‘’Uyan sevgilim, uyan artık. Birazdan dünyaya geleceğiz.’’ Yazan: Can Kahraman