Uzayda yolculuk eder ışık hızı ışık, yolu çok meteorları aşar, gezegenlere çarpar gemi değil ki rotası olsun deli değil ki taşı olsun. ne olacak bu sarmaşık aşar karanlıkları yeniden doğar yorganları ört üstüme sevgilim karanl...
“çarp” sözcüğü
1 yazıda 1 geçiş bulundu.
çarp, çarpa, çarpabiliyor, çarpabilmişti, çarpacak, çarpacakmış, çarpacaktı, çarpacağını... eşleşmeleri dahil edildi.
...bir pamuk ipliğiymiş bedenimde onu tutan. Koca bir ah çekiyorum içimden. Koşmak istiyorum ama çıldırmışçasına çarpan kalbim izin vermiyor bana. Haykırıp arşınlamak istiyorum geçtiğim yolları. Bizden sonra açmamış çiçekler, otl...
...kumak meraklı zihinlerde pek çok soru işareti yaratmak için biçilmiş kaftan. Ayrıca, gittikçe artan ivmesi ve çarpıcı sonu bu isteği pekiştiriyor. Okur, kitaptan daha fazlasını almak istiyor adeta. Gümüş işleme ve çeviri süreçl...
...bir perde gibi üstüme sarkan, Eşiğe kadar sürüklenmiş, Bir çift eski ayakkabının gölgesinde dururum. Bakışıma çarpar bakışlarınız, ama geçmezsiniz Hep bir sokak ötede, duymadığım bir cümlede yankılanırsınız. Ben dururum kapını...
...r esti yüzüme ve saçlarım savruldu denize. Güneş henüz aydınlatmamış bu koca ormanı ve karanlık. Bir soğukluk çarptı yüzüme. Biliyorum, arkamda masmavi bir dünya hâkim. Deniz bir o kadar hırçın ve dalgaların boyu yüksek. Kulak...
...p, yol sonu, girdap, bir uç ya da dehliz… Etrafımı saran öfkeli kalabalığın nidaları arşa yükselirken kalbime çarpıyor. Zemin, ayaklarımın arasından kayıp gidiyor sanki. Sanki, amansız bir fırtınadayım, sonsuza dek pervane gibi...
...çıplaklığı okurun yüzüne vururken, bir çocuğun başına gelenleri onun bakış açısından okumak her şeyi daha da çarpıcı hâle getiriyor. Natsuki’nin uğradığı haksızlıkların, başına gelenlerin, çocukken yaptıklarının izleri onun ye...
...yoğun bir siyasi manzara. Merkezi, çatlak bir yol, altın yaprakları parçalanmış rüyalar gibi düşen, budaklı, çarpık ağaçlardan oluşan yoğun bir ormanın içinden geçiyor. Arka planda çalkantılı bir nehir, çatışmayı ve ayaklanma...
...ak. Acaba Rıfat ne yapıyordur şimdi. İşten çıkmış, ayakları telaşlı, yüzünde o hafif gülüş, ah o gülüş, kalbi çarpıyordur, evine gidiyordur, o çok sevdiği kadının evine, ondandır bu telaş, bir çiçek alsa mı, yoksa başka bir şey mi...
13 Ekim 1972’de Uruguay Hava Kuvvetleri’ne ait bir uçak, And Dağları’na çarparak düşer. Yolcuların bazıları kaza esnasında, yaralılardan bazıları da kazadan bir süre sonra hayatlarını kaybederler. Uçaktaki kırk beş yolcudan yirm...