...i sanmıştı. Ne vardı ki çaresizliğe kapılması ve utanması gereken yerde, özgürlük yelleri aldırmayarak saçına çarpıyordu. Bilgi Çağı’nın tasavvur edilemez hacmini ve imkânlarını algılamakta güçlük çekiyor ve heyecanını tam da bu s...
“çarpı” sözcüğü
1 yazıda 1 geçiş bulundu.
çarpı, çarpıcı, çarpık, çarpıklıklara, çarpıklığını, çarpılan, çarpıldı, çarpılmaktan... eşleşmeleri dahil edildi.
...aradığı sokağın başındaydı. Durdu. Babasının işlettiği çay ocağı az ötedeydi. Kalbi yerinden fırlayacak gibi çarpıyordu. Neyle karşılaşacağını bilememenin korkusu sarmıştı bedenini, ruhunu. Vazgeçemezdi. Korkusunun üzerine yürüme...
...beyi indirmeye çalışıyordu. Çoğu zaman büyük taşlar hedefi bulmuyor evin penceresinden içeri veyahut duvarına çarpıp yana düşüyordu. Bunlardan birini doğru yere isabet ettiren çakal kendisiyle gururlanıyor, hırsı daha da artıy...
...en iki hayatın ve bir savaşın bu kadar incelikle anlatılması oldukça emek ve çalışma isteyen bir durum. Gerek çarpıcı finali, gerek karakterlerin monologları ile kitap okuyucunun zihninde pek bir eksiklik bırakmadan geçip gidiy...
...mmülü kalmamıştı, ne pahasına olursa olsun Serap’la konuşacaktı. Heyecandan kalbi yerinden fırlayacakmış gibi çarpıyordu. Sigaradan medet umdu. Ceketin cebinden paketi aldı. Pantolonun cebini yokladı. Çakmak her zamanki yerindeydi...
...ıyordu bedenini, yine ürperdi. Kafe şemsiyesinin yanlarından toprağa düşen yağmur, önce şemsiyeye gümbürtüyle çarpıyor, sonra akıntıya katılıyordu. Ceketini düğmeleyip ellerini ovuştururken mesaj sesini duydu. “Değişmemişsin. Hâ...
...n geliyordu. Hızlı adımlarla yürüdü. Kapının kolunu indirirken eli titriyordu. Kalbi yerinden fırlayacak gibi çarpıyordu. Kapıyı açtı. Kâmil Bey kıpırdamadan, başı öne düşmüş her zamanki yerinde oturuyordu. *** Kâmil Bey’in çocukl...
...İnsan olmanın bedelini, hayal kırıklıklarımızla mı ödüyoruz?” Yıkımın ve sevginin Hubert Selby Jr. tarafından çarpıcı bir şekilde kaleme alınmış hâli Bir Düş İçin Ağıt. Brooklyn’e Son Çıkış ve İblis kitaplarından üslubuna aşina...
...daki sağlamdı. Onu yaktık. Soğuğu biraz kırdı. Uyku tulumlarını giyip uyuduk. Rüzgarla savrulan karlar çadıra çarpıyor, sesler belli belirsiz bir tedirginliğe neden oluyordu. Saat 03:12. Gaz ocağı sönmüştü. Hava –27 derece. Lady...
...oldu. Neredeyse yüzgeçlerimiz çıkacak yakında. Kadın, bir an balıkçıyla her karşılaştığında hissettiği yürek çarpıntısını anımsasa da hemen kendini toparladı. “Bana bak bana, ben şimdi…” diye kendisine aldırmadan konuşmasına devam...