Bir kere eli ölüme değenin soğuk dostu olurmuş. Kara çarşafa sarılmış bir gece, bir gecede bir adam. Sisli dolunayın hemen altında kollarını gökyüzüne kaldırmış. Siyah, yarım parmak eldivenlerinin ipleri sökülmüş. Ölümün yanınd...
“çarşaf” sözcüğü
8 yazıda 8 geçiş bulundu.
çarşaf, çarşafa, çarşafla, çarşaflarla, çarşafları, çarşafların, çarşaflarını, çarşaftan... eşleşmeleri dahil edildi.
...an etlerini yakan yağmurun altında parlayan tenine sarınmış yürüyordu Lamia. Ayakları kara değdikçe beyaz bir çarşaf gibi açılıyordu önünde geçmişin aynası. Mezarlar beliriyordu, karla kaplı toprağın yüzünde. Bir zamanlar onun...
...ulca yatağında yatan o minnacık canın yaşamına binlerce kez şükrederken bulacaksın kendini. Bir adam, buruşuk çarşafların ardında sevdiği kadını aldatıp, pişmanlık duyarak kendine lanetler yağdıracak. Bir yuva gözyaşları içerisinde...
...n ortasından yola devam etmek gibi. Sandığını açıp sararmış, naftalin kokulu çeyizini çıkarmış gibi. Bembeyaz çarşafların üzerinde işlenen hayaller gibi. Dudağın bükülür, gözyaşların yastığının kenarına ilişir, motifte bir düğüm, b...
...r. Yüzünde kurumaya yüz tutmuş yaraları sarmalıyor - yağmurlu, rüzgârlı ve telaşlı bir havada dalgalanan kara çarşaf misali uzun saçları. Yeşil gözlerinden akan damlalar, kırmızı yanaklarından kayıp gerdanına akıyorlar sakin s...
...yümüş bir ot yumağı, bir adamın paçasına çarptı, yoluna devam etti, uçtu gitti. O sırada bir kadının göğsünde çarşafla bağlı duran çocuk, annesinin omuzunun üzerinden bir süre bu ot yumağını izledi. Güneş tepedeydi şimdi. Başlar...
...otlar gibiydi artık. Kardelenler gibi başını kaldırma zamanı çoktan geçmişti. İnsanlar Meleğin güneşini kara çarşaflarla örtmüşlerdi çoktan. Kalktı minderlerin üzerinden. Bir parça odun attı sobaya. İyice çökmüştü karanlık, perdel...
...ını kastediyorumdur. Bir şey; onca beyazlığına rağmen kalın bir dokunuş gibi yatağımda yer kaplayan bedeninin çarşafımdaki şeklidir. Hemen her sabah elimi omzunda, boynunda veya göğsünde unutmuşçasına uyanır ve nedense mutlu olurdum...
...n yeryüzüne çıkışındaki mavilikle harelenen boynun, gökyüzünü yutan çocukların sarhoşluğuyla gölleniyor beyaz çarşafın çukurlarında. Bir martının göğe yükselmeden az önceki hafifliği geziniyor çıtkırıldım kollarında ve ayakların...
...ksik Biraz ser, biraz dem. Sıyrılmış kollar, çölde kan, bilekler kesik. Esmer makamında bir kadının eti değdi çarşafa, Sahte gülümsemesiyle bir adam girdi odaya, Fransa yoktu daha, Biz Fransızdık ama, sorduk vicdana. Amansız yo...