...ğini de bilmiyordu. Ama böyle olmamalıydı… Çöpü mutfağa götürdü. Gülsüm çayı demlemişti. Tepsideki iki bardak çayla salona girdi. Kâmil Bey koltuğunda şekerleme yapıyordu. Yüzüne baktı. Sanki yüzünü örten bir maske arkasındak...
“çayla” sözcüğü
7 yazıda 8 geçiş bulundu.
çayla, çaylar, çaylara, çaylardan, çayları, çaylarımızı, çayların, çaylarına... eşleşmeleri dahil edildi.
...ettiler. Kim bilir belki de tembellik yapmayı, sabah dükkân önüne oturup işe koşturanlara nispet yaparcasına çaylarını yudumlarken laflayan esnaftan öğrenmişlerdir. Uzun yürüyüşün ardından her zaman gittiği parktaydı İsmail Bey....
...y gelsin diyenler de oluyor hiç yüzüme bakmayanlar da. Size bir sır vereyim mi abi, ben o suratsız insanların çaylarına elimi sokup öyle veriyorum. Yani en azından bir şekilde sinirimi almış oluyorum kendimce.’’ Üçü birden gülmey...
...nkli yöresel giysiler içindeydi. Uzun boylu. Zayıf. Sarı saçları örülü. Rengini bilemediğim gözleri yerdeydi. Çayları dağıtıp çıktı odadan. Yaşıtları dördüncü sınıftaydı. O hâlâ okula adımını atmamıştı. Babasını ikna etmek için...
...iz.’ Baki dedenin tutkulu hâli beni etkilemişti. İnfazın nerede, nasıl, ne şekilde gerçekleşeceğini konuştuk. Çaylarımızı içtik, Baki dedemiz askerlik anılarını anlattı, takma dişlerini eline alarak bizi güldürmeye çalıştı. Bu haya...
...mi sevmiyordu? Ağlayan babaanneme oyuncaklarımı yerde bırakarak koştum, sarıldım. Gözlerini sildi. Konuşmadan çaylarını içmeye devam ettiler. “Çişim geldi,” diyerek odadan çıktım. Kulağımı kapıya dayadım. Hiçbir şey anlayamadım....
...inde oynaşıyordu sonsuz şeytan Ölmüş, gerçekten de ölmüş adam Kadınlar dolaşıyor, habire konuşuyor Kraliçeler çaylarını yudumlamakta Beyler yolculuktadır şimdi Niye o kadar azlar? Neden bir tek ben varım cenazede Bir de şeytanlar...
...al medya saatlerini hınzırca çalacak, ama sen zamanının nasıl boşa geçtiğini fark etmeyeceksin bile. Kahveler çayların, şaraplar kahvelerin yerini alacak. Sen her geçen gün içindeki hüzün çukuru derinleştirip, şizofren edasıyla...
...sokup, mızıkçılıklarımızın yarıştığı... Sanki aynı mahallenin bitirimleriydik de çömelip kana kana içiyorduk çayları, su içer gibi. Hiç yorulmadan derse yol alırdık. Dersler biter, gün yeni ve yalnız, çay ise zakkuma evrilir,...
...irbirimize bakmaya devam ettik, ta ki garson “Çay mı efendim?” diyene kadar. Bir dakika sonra garson elindeki çayları masaya bırakıp uzaklaştı. Sonra Münevver’in gençliğinden kalma alışkanlığı hatırlatarak “Çayı hâlâ yarım mı b...