...ki müşterilerin camiden çıkmasını bekliyordu. Babası ocağa girdi, müşterilerin siparişini iletti: “Seninkiler çaylarını bekliyorlar.” Yusuf hazırlığını çoktan yapmıştı. Bir elinde çay dolu tepsi diğerinde pasta kutusu. Babasıyla...
“çaylar” sözcüğü
5 yazıda 5 geçiş bulundu.
çaylar, çaylara, çaylardan, çayları, çaylarımızı, çayların, çaylarına, çaylarını... eşleşmeleri dahil edildi.
...tepsi, tepsinin üstünde de 4 bardak vardı. Boğazını temizleyerek sistemin ezikliğiyle masadakilere seslendi. “Çaylarınızı getirdim efendim” Masadakilerin hepsinin gözleri bir anda bu adama döndü. Sessizlik oyununu bozacak cesar...
...ışığa tuttu: “Eline sağlık evladım. Çok güzel görünüyor.” İşittiği övgü dolu sözlerle gururu okşanan görevli çayları bittiğinde seslenmelerini söyledi, içeri geçti. Yoluna devam eden güneş gölgeleri uzatıyordu. Çok geçmeden se...
...ğru yoğunluk biraz daha artmış, haliyle çalışan garson sayısı da buna mukabil çoğalmıştı. Sürekli ellerindeki çayları, limonataları yahut dondurma ve çeşitli tatlıları bir masadan öbürüne bırakırken, hızlı adımlarıyla her taraf...
...htemelen bir ev olmalı. Yatak yumuşak. Yumurta kokusu duyuyorum. Biri beni evine mi aldı? Oğlum hadi kalksana çayları koydum. Annem galiba. Oğlum diye başkası seslenmedi hiç. Sesi de benziyor. Tek gözle gördüğüm kadarıyla saçla...
...yın etmeyin hatıralarımızı iki çizgiye, bir boyaya kurban etmeyin diyecektim, Sadiye beliriverdi. Yine elinde çaylar, çörekler. Çiçek, kitap delisi demiştim ya bir de yedirmeyi çok sever bu kadın. Turla gelen misafirlerin önün...
...e nöbetleşe hem de. Arada ben de konuşmuştum tabi. Kaç çay içmiştim bilmiyorum. Üstelik kahveci abi almamıştı çayların parasını benden. “Tanrı misafirisin.” demişti. Çok duygulanmıştım. Yakın evlerden birinden kuru fasulye pilav...
...m.” Elmadağ’a yöneldiler. Gezi Parkı’na bakan küçük büfenin önüne atılmış üç masa da boştu. Oturdular. Garson çayları bıraktı. Masadaki sessizlik ikinci bardaklar geldiğinde bozuldu. “Amirim bugün siz de bir gariplik var. Sakın...
...ettiler. Kim bilir belki de tembellik yapmayı, sabah dükkân önüne oturup işe koşturanlara nispet yaparcasına çaylarını yudumlarken laflayan esnaftan öğrenmişlerdir. Uzun yürüyüşün ardından her zaman gittiği parktaydı İsmail Bey....
...y gelsin diyenler de oluyor hiç yüzüme bakmayanlar da. Size bir sır vereyim mi abi, ben o suratsız insanların çaylarına elimi sokup öyle veriyorum. Yani en azından bir şekilde sinirimi almış oluyorum kendimce.’’ Üçü birden gülmey...