...nkli yöresel giysiler içindeydi. Uzun boylu. Zayıf. Sarı saçları örülü. Rengini bilemediğim gözleri yerdeydi. Çayları dağıtıp çıktı odadan. Yaşıtları dördüncü sınıftaydı. O hâlâ okula adımını atmamıştı. Babasını ikna etmek için...
“çaylar” sözcüğü
5 yazıda 5 geçiş bulundu.
çaylar, çaylara, çaylardan, çayları, çaylarımızı, çayların, çaylarına, çaylarını... eşleşmeleri dahil edildi.
...iz.’ Baki dedenin tutkulu hâli beni etkilemişti. İnfazın nerede, nasıl, ne şekilde gerçekleşeceğini konuştuk. Çaylarımızı içtik, Baki dedemiz askerlik anılarını anlattı, takma dişlerini eline alarak bizi güldürmeye çalıştı. Bu haya...
...mi sevmiyordu? Ağlayan babaanneme oyuncaklarımı yerde bırakarak koştum, sarıldım. Gözlerini sildi. Konuşmadan çaylarını içmeye devam ettiler. “Çişim geldi,” diyerek odadan çıktım. Kulağımı kapıya dayadım. Hiçbir şey anlayamadım....
...inde oynaşıyordu sonsuz şeytan Ölmüş, gerçekten de ölmüş adam Kadınlar dolaşıyor, habire konuşuyor Kraliçeler çaylarını yudumlamakta Beyler yolculuktadır şimdi Niye o kadar azlar? Neden bir tek ben varım cenazede Bir de şeytanlar...
...al medya saatlerini hınzırca çalacak, ama sen zamanının nasıl boşa geçtiğini fark etmeyeceksin bile. Kahveler çayların, şaraplar kahvelerin yerini alacak. Sen her geçen gün içindeki hüzün çukuru derinleştirip, şizofren edasıyla...
...sokup, mızıkçılıklarımızın yarıştığı... Sanki aynı mahallenin bitirimleriydik de çömelip kana kana içiyorduk çayları, su içer gibi. Hiç yorulmadan derse yol alırdık. Dersler biter, gün yeni ve yalnız, çay ise zakkuma evrilir,...
...irbirimize bakmaya devam ettik, ta ki garson “Çay mı efendim?” diyene kadar. Bir dakika sonra garson elindeki çayları masaya bırakıp uzaklaştı. Sonra Münevver’in gençliğinden kalma alışkanlığı hatırlatarak “Çayı hâlâ yarım mı b...
...am geldi. “Abini uyandır.” dedi. Koştum hemen, o da kalktı. Birlikte mutfağa geldik. Ben bardaklara sarıldım, çayları koydum. Abim, ne olduğunu, neden sustuğumuzu anlamadı. Tembihlediğimden, soramadı da… Oturduk. Babama baktık....
...ında, haftada en az üç gün görüştüğü ve dertleştiği, kendisine dost bildiği komşusu oturuyordu. Perihan Hanım çayları tazelerken, komşusu kısık bir sesle sordu, "Şu an hâlâ odada mı?" Erkan Bey, kendisini kilitlediği odadan dış...
...ve hepsinde siyasetten nefret eden karakterler oluşturacaktık. Okul kantininde, bütün şehri utandıracak kötü çayları yudumlarken, karşı çıktığımız fikirleri, saçma bulduğumuz hezeyanları, yazmaya çalıştığımız hikayeleri, kurma...