...dost bildiklerim... Zannederdim ki yârdır Kimse yoksa, dostum vardır Bilmezdim sevda üç gün kadardır Kimseden çekmedim, sizden çektiğim kadar Yıllar yılı dost bildiklerim... Ne arayan oldu ne soran Yardım eden yoktu, çoktu yoran...
“çekme” sözcüğü
8 yazıda 8 geçiş bulundu.
çekme, çekmece, çekmecede, çekmeceden, çekmecelerden, çekmeceleri, çekmecelerinden, çekmecelerini... eşleşmeleri dahil edildi.
Ama bütün kırmızılardan koyu iç çekmek bırakıyor ciğerim; Leylim iken okursun şiir gibi bir yerde. Bileğimde durmaz, zülüften örme bileklik Elden duyarsın; dilim akıp giden o Balkan ezgisinde. Bir fener, bir sevdam, birdenbire...
...o parayla neler yapacağını düşündü. Yemeklerin en güzelini hazırlamalıydı. Kâmil Bey de şimdiden o günü iple çekmeye başlamıştı. İki hafta sonra Gülsüm elinde poşetlerle kapıya geldiğinde soluk soluğaydı. Zili çaldığında kapı...
...z kamaştıracağından emindir. En büyük destekçisi olan komşuları artık Sara’nın televizyona çıkacağı günü iple çekmektedir. Günler birbiri ardına ilerlerken Sara televizyona çıkacağından bir an bile şüphe etmez. Genç aşıklar Harry v...
...r eminim ki senin sayende… Bazen odamdaki kalın perdeye günlerce dokunmadığım, baharın loş baygınlığını içime çekmediğim günler birbirini kovalarken pencerenin kenarında günlerce oturup bir yudum sıcacık kahveyi bile arzulamadığım...
...Oysa ben, inşa etmesini yeni yeni öğreniyordum. Dudaklarıma, kıyafetime göre ruj sürmeyi, gözlerime eyerline çekmeyi, yüzüme kapatıcı, allık ile canlı göstermeyi… Doğru dürüst, âşık olmadığımı fark ettim. Hayatımı, hep kitapla...
...Ama beni hiç üzmüyorsun, benim aksime hiçbir şey yapmıyorsun, beni hiç şaşırtmıyorsun... Benim kırılmaya, acı çekmeye, hüzne ihtiyacım var, maalesef ben bir insanım dedim ona. Bunları duyunca neşesi kaçtı. Bir düşünce aldı onu....
...ıldım sonra. Çamaşır suyu kokan eteğine gömdüm başımı. Orda o kadar uzun süre öyle bekledim ki... Birisi beni çekmeye çalışınca yorgunluktan yere yığıldım kaldım. Sonra kim olduğunu bilmediğim yüzlerce kişi gelip sarıldı bana....
...kadın. Gözlerini ardına kadar açmış, karşısında çakırkeyif vaziyette oturmakta olan adamın dikkatini üzerine çekmeye çalışıyordu. Adamın aslında kim olduğunun bir önemi yoktu. Ben veya bir başkası. Benim orada, o vaziyette olm...
...öğrettiler. Sevdiğine laf söyletmemeyi, onu korumayı, gözetmeyi ve o hiç üzülmesin diye, onun yerine bile acı çekmeyi. Ama sevilmeyi öğretmedi hiç kimse. Onu bilmiyoruz biz. Birini sevince, o da bizi sevecek sanıyoruz. Sonra sa...