...o lezzeti zerresine kadar hissetmeye çalışıyordu. Gülsüm yemeğini yerken belli etmeden ev sahibini izliyordu; çenesinin ağır hareketlerini, yüzündeki değişimi, gülümseyişini. O gülümsemeyle yüreği kıpır kıpır etti. Kâmil Bey yüzü...
“çene” sözcüğü
4 yazıda 4 geçiş bulundu.
cenevizliler, cenevizlilerden, cenevizlilere, çene, çeneler, çenelerinden, çenelerine, çenelerini... eşleşmeleri dahil edildi.
...ğını bayrak sallarcasına belli ediyor. Omuzlar da suratlara uyum sağlayarak git gide çöküyor. Umutlar bitmiş. Çeneler, tonlarca sözcük taşımanın yorgunluğunda. Jeneratör gürültüsünde ölüm sessizliği eşlik ediyor artık bugün gel...
...kasıntı. Cebimdeki on kuruşlar birbirlerine çarpıp duruyor. Alt tarafı bir kilometre. Nabzım yüz küsurlarda. Çenem kilitli. Dişlerim ona özenti. Yıldızlar parmakla gösterilecek sayıda. Ay nereye saklanmış bilemiyorum. Sokak...
...kelimeler titriyordu: “Biraz. Bunları boş ver. Bunca zamandır nerelerdeydin? Seni çok merak ettim!” Ayaküstü çene çaldılar iki eski dost gibi. Gönüller arasındaki gizli köprüden yürüdüler. Onca zamandır gözleriyle ilettikle...
...ızlığının ayırdına vardı. Evin kapısının yanındaki kar birikintisinin üstünde kan izleri gördü. Eğilip baktı. Çenesinden bir damla damlaların yanına düştü.. Avucuna o kar topağını aldı. Parmaklarını eklemlerinden çıkaracakmış gibi...
...ekmeği hak etmediğini düşünüyordu. Hay ben size sadece hayvan deyip geçiştirenlerin! Köpek durmadan hırlıyor, çenesini titretip açlığından arta kalan son enerjisiyle dişlerini göstermeye çabalıyordu. Gözlerini düşmanının gözleri...
...oradan Polonya’daki büyük işçi ayaklanmasına, oradan çıkar bize Prag baharından bahsederdi. Biz de ellerimiz çenemizde onu ciddiyetle dinler, yaşananları hemen günümüzle mukayese eder ve tahlillerde bulunurduk. O zamanlar büyük...
...ayacaktır ama ben çocuklarımın bir kukla gibi büyümesini isteyeceğimi sanmıyorum. Hele de hemen büyümelerini. Çenesi durmayan kocamış komşumun ve sırf onun gibi birçoğunun yargıları ve uydurulmuş ahlak kuralları toplumda daha...
...da suratı daha çok asılır, morali iyice bozulur ve hatta en sonunda, ağzından tek kelime çıkamayacakmış gibi çenesi kilitlenirdi. Akşama daha çok vardı ve Nezahat, ona bu tür hallerde çöken ürkütücü sakinlikle sinirini yuttu....
...e o tehlike ağına ulaştığınızda, işte o zaman, bir gece ormanda marşmelovlarını ateşte pişirip el fenerlerini çenelerine dayarken saçma halk efsaneleri anlatan şişman izci çocuklardan bir farkınız olurdu. İlerledikçe iç sesiniz yo...