...u sandalyeyi de cama fırlattı. Sandalye kaldırıma düşmüştü. Ben donup kalmıştım. Begonvil ve kadın müşteriler çığlık atıyorlardı. Patron durur mu, hızını alamayıp raflardaki içkileri, görünen ne kadar cam bardak ve şişe varsa...
“çığ” sözcüğü
7 yazıda 7 geçiş bulundu.
cigara, cigaradan, cigaranın, cigarası, cigarasını, cigarayı, ciğer, ciğeri... eşleşmeleri dahil edildi.
...zeyen kıpır kıpır Dincel. Adı mı? Elbette hem kız hem erkek ismi çağrışımlı. O acentedeki iki yıl boyunca can ciğer kuzu sarması ol, sonra Dincel evlensin ve gitsin “Kıprıs”a yerleşsin. O zaman teleks, faks en ileri teknoloji...
...tındaki o küçük, demir parmaklıklı odanın, kürtaj odasının yanında olduğunu hangimiz bilebilirdik? Halime’nin çığlıkları hâlâ kulaklarımda. Canlı canlı, bayıltmadan, hiçbir uyuşturucu vermeden, etinden et, canından can kopararak a...
...u. Dizlerinden kıvrık kalmış bacaklarını da uzatamıyordu. Hastaneden eve talep ettiğim fizyoterapist, babamın çığlıklarından sonra kalbi yüzde yirmi çalışan doksan yaşındaki biri için bu kadar acı çekmenin tehlikeli olduğunu söyleyere...
...çarçabuk Çıtkırıldım çerçeve çekili Çepel elli gözü çipil Çalap çaresiz komuş değil Çukurlu çamurlu çetrefil Çığırından çekilene vermiş değil Çamura bata çıka çomarlı Cümle çumra çoraplı Çerimliler pek verimliler Çerimli çobanın...
...ürekli gaz salıyorlardı. Bir sürü bıcırık oraya buraya kaçışıyor, bulabildikleri dosthanelerde fare gazı dolu ciğerlerini temizlemeye çalışıyorlardı. Fareler bıcırıkları sevmediklerinden, yakaladıklarını toplayıp yer altına götürüy...
Kat kat gökten, her bir köşesini seyreyledim dünyanın Aşkı gördüm yüreğin en derinine saklanmış Acıyı gördüm çığlıkların ardında Yumrukların arasında gördüm öfkeyi bir kavganın sonunda Ve yenilgiyi efkârı kahkahalara gizlenmiş mutl...
...sında benliğini bulmuş elmayı Bilinmez son kez mi çizeceğim yüzünü, Son kez mi binecek gök, tepeme Saçlarımın çiğ, soluk sarısına. Yasaktır bizim bu uzak ağacımız Sonra yedi milyar kez yabancı, Sonra kaburga kemiğinden bir...
...sanlığın var oluşundan itibaren kaçınılmaz olan bir başlangıcın sonudur aslında o görüntü. Yürekleri burkmuş, ciğerleri dağlamıştır; ne çare… Kalemini de bestelerini de çok sevdiğim, toplumsal konulara her daim duyarlı Zülfü Liva...
...Bu sabah heyecanı elini bağlamış, çaydanlığı ocağa koymasına izin vermemişti. Ekmekten kopardığı ilk lokmayı çiğnerken yüzünü kaplayan gülümsemeyi görenin aklından kim bilir neler geçerdi. Nereden bileceklerdi yüreğine sığmayan...