...r diye heyecanla beklerken... Saçım başım dağılmış, kan ter içinde çıktım bir sabah yataktan. Dışarıda kuşlar cıvıldıyor, penceremden ılık bir rüzgâr giriyor ve ben gülümsüyorum. İçim kıpır kıpır, öyle bir heyecan ki bu tarifi müm...
“çivi” sözcüğü
11 yazıda 13 geçiş bulundu.
civil, cıvıdı, cıvık, cıvıl, cıvıldamıyor, cıvıldarcasına, cıvıldayan, cıvıldaşan... eşleşmeleri dahil edildi.
...a çok yabancı bu sözcük sana. Zarfın üstünü okurken kalamata irisi gözlerin iki misli büyüdü. Yazımı tanıdın. Çivi yazısı gibi der, burun bükerdin hani. Bir haftadır telefonda bile ulaşamamış, sesimi duyamamış, en ufak bir m...
...n farkındaydı. Kimin önce atlayacağını konuşuyorlardı. Kısa boylusu hareketlendi. İzleyicilere tepeden baktı. Çivileme atladı. Serin suları yararak gözden kayboldu. Suyun üstüne çıktığında yükselen alkışlara karşılık vermeden bi...
...şli adamları hatırlatır Sonra Şehzade düşlerine girer Ayrılık rengi gökkuşakları. Mayıstır Özleten insana kuş cıvıltılarını Zaman arkama bürünen Karanlıkta sesini yüksekçe işittiğim Yosun kokulu bir hasım belki Sonra gözümün önünden...
...or, bir yandan da abisini soğuk betonun üzerinden kilime çekmeye çalışıyordu. “Üzülme abi,” dedi. Sesinde kuş cıvıltıları, ılık rüzgârlar, can suları vardı. Gökyüzü gökyüzü bakan gözleri, bakanın kederlerini alıp hapsederdi. “Babam...
...öz pınarım, kuruyan cümlem, tükenen sözüm! Rüyadan çıktık bak, başım kalbine yakın Çakılmıyor avucuma uzaklık çivileri. Ey göz pınarım, kuruyan cümlem, tükenen sözüm! Yeteri kadar zamanın var imiş senin, yeteri kadar dileğin yok...
...yf - Cemile Tarhan İpek Böceği - Işın Erenoğlu Üstündağ Yer Çekimi - Y. Canberk Tan DEMLİK Ağır - Canan Tümen Çivit Mavisi - Tan Doğan Elma Şekeri, Ahtapot ve Elma Ağacı - Işıl Hız Çetin Ey Koca Sultan- Ömer Yarar Google Anne...
...fif bir ferah bile yok kâbus’ta ay’a dalmışken ölsek değiş-tokuş edilemez can küften kalem on parmak an kadar çivit mavisi anı terini dibinde gizler ten her sır lekedir desem mi-demesem mi nef(e)sin de izi silinir posası çıkm...
...ton duvarlar örmüş, bacaklarını karnına kadar çekip tek başına karanlık odasında yok olmayı bekleyen bedenine çiviler batırılmış bir ruhtan ibaretim. Odama damlayan suyla dans ediyorum. Su damlalarının yere düşüş hızlarına ayak...
Ben şiir yazmayı bilmem İşleyemem kelimeleri nakkaş naifliğinde Çivisi olduğu iddia edilen dünyanın çekici değilim ben Görmem bir sevdanın aksayan ayağını Yalnızca yürürüm adımlarımı sayarak Dökmem gözyaşlarımı bir insanın çuk...