...aşınan taşlar vardı. “Ne kadar çabuk büyüdüm. Masumca bir çocukluğum oldu kendimce. Ama mutlulukla bezeli bir çocukluk olduğunu söyleyemem. Bu yüzden olgunluğu sevmem gerek. Zaman çabuk geçiyor, ne iyi. Böylece büyüyüverdim erke...
“çocuk” sözcüğü
290 yazıda 507 geçiş bulundu.
çocuk, çocuka, çocukar, çocukca, çocukcağız, çocukken, çocukla, çocuklar... eşleşmeleri dahil edildi.
...yapılan çok büyük bir hücre oğlum. Oraya hapsettikleri bizim büyük dedelerimiz, ninelerimizdi, ağabeylerimiz, çocuklarımızdı, bizdik oraya hapsedilen oğlum.” “Orada onlara ne yaptılar peki?” “Onlara o kadar çok tahammül edemiyor...
...abartılı makyaj ve kıyafetler, herkesle teker teker çekilen aynı pozlar ve gülümsemeler. “Yaşım geçiyor artık çocuk yapmalıyım” diye düşündü, gerçekten bunu isteyip istemediğini bile bilmeden. Günün yorgunluğu iyiden iyiye ba...
...gösterime sokacağı, TV uyarlaması rezaletini kesinlikle önermediğim gibi izlemeyeceğim! Zenci bir Montag'ın, çocuklara kitapların zararlarının anlatılma sahnesinin, silahların büyüklüğüne ve bir ateş yak manipülasyonuna dek (tür...
...ni dinliyorum. Her çığlığım süpürülüyor. Saniyeler içinde kirli el, üzerimde, gözyaşlarımın aktığı her yerde. Çocukluğumun, gençliğimin, kadınlığımın tükendiği yerde. Çığlıklarım, hıçkırıklarım, yakarışlarım belki de hayatım, saniye...
...Nezahat'in ulaştığı hâl, kocasının yönetmeyi hiç bilemediği bir hâldi; akşama işi zordu yani. Sadece onun mu, çocukların da… Nezahat, sinirleri bu seviyeye ulaştığı zamanlarda sadece "masaya gelin", "ellerinizi yıkayın", "ben yatı...
...ak… “Evvel zaman içinde…” diye başlar yine köyün birçok hanesinde hikâyeler bu gece. Kadınlı erkekli, çoluklu çocuklu tüm ev halkı, heyecanla, merakla dinlerler çok defa duydukları bu hikâyeyi. Her defasında da ilk kez duyuyorm...
...bazı kırık, eksik tahtalarıyla- ve tahtalarına işlenmiş onca sevda, bankların ardındaki yemyeşil doğa; içinde çocukların, oyun parklarındaki cıvıltıları ile… Hepsi, bütünüyle, bu güzel anı betimliyorlardı. Banklarda oturan insanla...
...ı öfke duydum. Mübarek adam; Şinasi misin sen, Sait Faik Abasıyanık mısın? Roman yazıyor gibi isim koyuyorsun çocuklarına. Aklımda deli sorular vardı. Bir anda oturma odasının kapısı açıldı. İçeriden siyah takım elbiseli üç ada...
...sadece kağıttan bir uçak değildir bazen, ekonomi sınıfından bir koltukta götürüp bırakabilir bir insanı kendi çocukluğuna. gölgesidir geçmiş, insanın hep peşindedir ve dolanır ayaklarına büyür gölge, büyür, çünkü batmaya yaklaşmakt...