...e biz de George Bailey’in gizemli ve merak uyandırıcı dünyasına giriş yapma şansı buluyoruz. George Bailey’in çocukluğundan gösterilen ilk anı, 12 yaşındayken nehirde buzun üzerinde kayarak oynadıkları zamana ait. George Bailey arkad...
“çocukluğundan” sözcüğü
19 yazıda 23 geçiş bulundu.
...şım Deniz -buradaki canım lafında biraz kinaye var yalnız- yeni evin verdiği coşkuyla nereden bulduysa buldu, çocukluğundan beri görüşmediği kuzeninin telefon numarasına ulaştı ve o bile nasıl olduğunu anlamadan bu ziyaret organize e...
...ve geleceğini sorgulamasının ne önemi olabilirdi ki? Yanı başında duran lambayı söndürdü. Gözlerini kapadı ve çocukluğundan beri her gece okuduğu duasını tekrarlayarak uykuya teslim etti kendini. Yarının ne getireceğini düşünmeden ve...
.... Sabah erken saatlerde uyanmıştı ve hiç rüya görmediğine şaşırmıştı. Oysa her gün illaki bir şeyler görürdü. Çocukluğundan bir an ya da çok isteyip de ulaşamadığı bir şey olsun görürdü. Alelade bir kahvaltı hazırlamış çayını içerken...
...cuk. Niye yedi dediğini de bilmiyordu. Belki de cebinde artık sadece yedi lirası kalacağından… Çaycı Battal’ı çocukluğundan beri tanırdı. Yıllardır olduğu gibi o gün de “Peynirin benden,” demişti Halit’e göz kırpıp. Ayten abla köşe m...
...n tekrarladığı sözlerinin içinde aradığı ismi bulmuştu. O isimle birlikte dokuz yaşına geri döndü ve ne zaman çocukluğundan bir an hatırına gelse olduğu gibi yine kızarmış ekmek kokusu sardı etrafı, diz kapağının altında da kabuk bağ...
...ayanmaz,” diyememiştim. Ama o anlamıştı yüzümden. Hep anlardı beni. Bir bakışımla çözerdi içimdeki düğümleri, çocukluğundan beri. Israr etmedi hiç. Aynı anda dış kapıya yönelmiştik az sonra. “Kusuruma bakma kızım,” diyebilmiştim. Boğ...
...t Pederson adıyla Norveç’te dünyaya gelen Knut Hamsun’un otobiyografik izler taşıyan bir garip romanı, Açlık… Çocukluğundan itibaren zor bir yaşam süren bu adamın durağanlığa hiç kapılmadığı söylenebilir. Daha küçük bir çocukken bir...
...anında yakın bir dostu varmış da vakarla elini omzuna koymuş O’na nasihatler veriyormuş duygusuna kapıldı; ta çocukluğundan aklında kalan bir cümleyi hatırladı. “Uzun etme, ölenle ölünmez.” Kendi kendini yatıştırmanın faydasızlığının...
Ağır ağır çıkıyordu merdivenleri, çocukluğundan beri oynamayı ve tabii ki karıştırmayı en sevdiği odaydı burası, hep koşarak çıktığı bu merdivenler şimdi attığı her adımda daha bir ağır geliyordu. Ne çok anı vardı… Babaannesi çok ist...