...la öylesine dolup taştılar ki yedikleri mavi ve sarı meyvelerin tadını bile çıkaramaz hâle geldiler. Hayatlar çoğaldı, tükenmeler çoğaldı ve pek azı bu yaşananlara bir anlam kazandırmaya çalıştı. İnsanların çoğunluğuysa, belirs...
“çoğa” sözcüğü
1 yazıda 1 geçiş bulundu.
çoğa, çoğalacak, çoğalacağız, çoğalan, çoğalarak, çoğaldı, çoğaldıkça, çoğaldılar... eşleşmeleri dahil edildi.
...başlamıştı. Yeniden. İkindiye doğru yoğunluk biraz daha artmış, haliyle çalışan garson sayısı da buna mukabil çoğalmıştı. Sürekli ellerindeki çayları, limonataları yahut dondurma ve çeşitli tatlıları bir masadan öbürüne bırakırken...
.... Tek bir ses yok. Buz var. Kan var. Kızım, diyorum. “Kim? Kim bu...” Bir dakika sevgilim göğsüm kanıyor. Kan çoğalıyor. Yeterince kan yok mu, niye çoğalıyor bu kan? Bak işte oda dolusu kan. Kapı altlarından, pencerelerden, avlul...
...Çeloveka (Gülünç Adamın Rüyası-1877) ilk kez bu dergide yayımlandı. "İnsanın aklı çoğaldıkça can sıkıntısı da çoğalır." Dostoyevski'nin beşinci büyük eseri (çoğu eleştirmene göre en önemlisi) Bratya Karamozovi (Karamazof Kadeşl...
...duğumuz ve kaybettiğimiz çok şey şu kısa ömrümüzde, kimine göre kısa kimine göre çok uzun. Sevinçlerimiz var; çoğaltmak istediğimiz, paylaşmak istediğimiz, hüzünlerimiz var; bazen paylaşıp azaltmak istediğimiz, bazen de güçsüzlüğ...
...ına yabancıyım. Bugün korkunun yerini riyakârlık aldı; çıkar için eğilen boyunlar, hakikati gölgeleyen yüzler çoğaldı. Her akşam yüreğim gri tozlarla dolar, her sabah onları temizlerim. İyi değilim belki, ama iyi olmaya çalışıy...
...çiçeği, buğday başta olmak üzere birçok tohum. Hepsi atalık tohumlar. Büyüklerimiz köyde gözleri gibi koruyup çoğaltmışlar onları. Yazı başka güzeldir köyümüzün, güzü başka güzel. Kışın da dizlerimize kadar karla örtülür. Güz vakti...
...rın izinden bir yol bulup meçhule gitmek seninle kanmak sulara, güneşi içmek, yağmurla yeniden doğmak severek çoğalmak, avuçlamak uzanamadıklarımızı bile kar tanesi olup bahara eririz belki uslanırız artık, mümkün mü belki de hu...
...Zaman verileri olmadan anlaşmalar yapılamaz, ticarî sistem çöker, kültürel yapı sekteye uğrar, anlaşmazlıklar çoğalır, insanlarda güven denen şey kalmaz ve ortaya yepyeni bir yapı açığa çıkar.” Kol saatli adamı susturabilmek iç...
...içeri girdiğinde. Sesi, cama hızla çarpan damlaların sesine karışmıştı. Her yağmurda sanki gökten inmişçesine çoğalan arabalara baktı bir süre. Kilitlenen trafiğe, camlardan süzülerek inen damlalara… Sanki her şeyi sarıp sarmal...