...emişti uyku keyfim. Yerimden fırladım neler olduğunu anlayamadan. Sanki dişçinin biri gelmiş kafamın içindeki çürüklere şehvetle saldırmıştı. Beynimi oyuyordu. Ses kesiliverdi aniden. Başımı yastığa koydum. O görünmeyen dişçi vak...
“çur” sözcüğü
1 yazıda 1 geçiş bulundu.
cura, curcuna, curcunayla, curcunayı, cure, curie, curtis, cüret... eşleşmeleri dahil edildi.
...yle yaşlanacağım. Yavaş yavaş eskiyorum. Yavaş yavaş eksiliyorum. Böylece; kendi kendine kokan, kendi kendine çürüyen, kimsenin bilmem neyine takmadığı, ucube bir zavallı olarak yok olup gideceğim. Bağıra bağıra susarak, sırıta...
...sit bir şekilde içinizde arayın saçmalığını taşımıyor bu cümleler. Ve herhangi bir aydınlanma da vaadetmiyor. Çürüyoruz hep birlikte. Bu bile basitlik içinde oluyor. "Ne yapmak gerek" diye soruldu SU'ya. "Hiç" deyip akıp gitti su...
...Tek farkı: Şimdi daha sakinim. En sevdiğim vakitlerdeyiz. Yalnız, yalnız ben Çıkar başını camdan, seyre koyul curcunayı. Senede birkaç kez denk gelir. Aman kaçırma sakın! Vardiya saatim yaklaşıyor, uykum var. Yazan: Tarık Nazik
...an olayları olduğu gibi kabul et diyen psikiyatristinin suratına bir tane şaplak atmak isteyeceksin, ama buna cüret etmek seni aşan bir tutum olacak. Tüm vazgeçenlere inat sen kendi kendine, “Sen bari vazgeçme!” diyeceksin. B...
...iş uykularımı üstüne, tuzu olur muydum etinin? Anneannem sustu mu başlardı ormanın derinliklerinde unutulmuş, çürümüş eti sızlamaya. Anneannem çok mu istemişti Fatma olmayı, ayının tabak kaşık çalmasını, “çocuk susmuyor gel” de...
...aha atabilmesi gerekiyordu. Denedi. Nefesini kesen bir öksürük tuttu ve sigarasından bir nefes aldı. Bedenini çürüten her nefes hissin hoşuna gidiyor ve onu sakinleştiriyordu. Göğsü takıldı tekrardan gözüne, daha şiddetli bir ş...
...efa gördüm, o gün nişanladılar bizi. Önce sevebileceğimi düşündüm, balık etli güzel bir kadındı. Evlendik bir curcunayla. Sonra hep kavga gürültü. Hayattan soğuttu beni be abi.” Mesut hayli dertliydi. Onunla son görüştüğümüzde yir...
...r"dim Gök alev kırmızıydı en yağmurlu gününde Çünkü ben geldim Hasret, mesafe kadar kısa bir kelime İçten içe çürüyen bir ağaç gibi Aylar sonra gösterdik yıpranmışlığı Budandık diyemem ama katledildik Hiç beceremedim ayrılıklar...
...parıltısız ışıkların vurduğu Yeryüzünün ıssız karanlığı Korku keder ve sonra ürperti Umutlar ölüme gark eder Çürümüş bedende sonlanır kader Ve gözlerde bütün bir hayat ıslak… akar Karanlık, yalnızlık ve sonra ürperti Ruhlarda...