.... Darbenin tesiri ile bayılan Arsen'in ağzına sığası bir taş tıkayıp ellerini ardından bağlayarak bir patates çuvalına iki büklüm tepmiş. Çuvalın ağzını güzelce bağlayarak önceden kapı önünde hazır ettiği at arabasına atmış. S...
“çuval” sözcüğü
12 yazıda 13 geçiş bulundu.
çuval, çuvala, çuvalla, çuvallar, çuvallara, çuvalları, çuvallarını, çuvallatmıştı... eşleşmeleri dahil edildi.
...assı yaptı, kapağını kapadı. Ardından ikincisini. Bidonların tombul hallerinden eser kalmamıştı. Çok geçmeden çuvalı sırtlanmış gibi duran hurda arabasını boyladılar. Duvarın dibinde uyuklayan köpek gözlerini açtı. Başını kald...
...nada, başka bir adam körükçünün hemen önündeki dar dehlizden kaz yürüyüşü ile dışarı çıktı. Sırtında taşıdığı çuvalı yere bıraktıktan sonra "vay! vay! vay!" deyip ağrımış belini tutarak doğruldu ve ayağa kalktı. Az önce körük...
...de düşününce bu bile daha kontrol edilebilir bir şeydi; ama şu farkında olmadan da olsa yaptığım son şey, bir çuval inciri berbat etmekten başka bir şey değildi… Bir sigara yaktım. Ben her bir çuval incir berbat olduğunda bir...
...ekiple Katır Keptiren Yokuşu’ndaki virane eve baskın yaptı. Mekanda kimseler yoktu. Evin geniş bodrum katında çuvallara doldurulup düzgün bir biçimde istiflenmiş toprak yığınları ve yeni açıldığı belli karanlık bir dehliz dış...
...oldu. Tahir, yediği yumruğun tesiri ile Anuşka’nın göğsüne yapıştı kaldı. İdris, Tahir’i oradan alıp boş bir çuval gibi karşıki duvara fırlattı. Beklenenin aksine, ne Tahir’in ne de Anuşka’nın çıtı dahi çıkmıyordu. Aslına ba...
KÜÇÜREK Düşünce - Y. Canberk Tan ÖYKÜ Bir Çuval İncir - Çağrı Öztürk Mavi Bisiklet - Sevgi Ünal Tek Mevsim - Canan Tümen ŞİİR Ah - Canan Tümen Başlangıç - Y. Canberk Tan Cennet Nerede - Çağla Uzuner Eloğlu'na - Nusret Üskül K...
...kaç gün besin depolama, geceleri erken yatma planını uygulamaya koydu. Nasıl olsa daha yolları uzundu. Günler çuvala girmemişti ya. Ama geceler girmişti. Nilgün geç saatlere kadar oturan bir ailenin çocuğu olarak sıkıntıdan pa...
...anki gibi dudaklarını bükerek gülümsedi. Ayça da severdi böyle giyinmeyi. Salaş, birçok rengin harman olduğu, çuval mı, elbise mi belli olmayan kıyafetlerin içinde nasıl da güzel hissederdi kendini. Olsun. Ona yakışırdı o ucu...
Ne zaman görsem, yüzün bakmaya Uyanacağımı bile bile rüyalara Su olsam, geçit vermez dağlara Umut çuvalıma, hayaller doldurup Yorulunca sarılıp, ona yaslanmaya Doyamadım… Durdum aheste, cihan-ı durakta Gelip geçen “yiğitsiz” des...